$ Dolar 50,0416 %0,06
€ Euro 56,3172 %0,20
£ Sterlin 67,5147 %0,12
Altın $4.128,08 %1,59
Gümüş 85,00 %1,23
İnsan, kendisini yok eden davranışlarla aslında ne anlatmaya çalışır?
Bazen hastalarımız, polikliniğe MR çekilmiş olarak gelirler ve içeri girer girmez şu cümle dökülür dudaklarından:
İnsanı kendinden daha büyük kim yaralayabilir?
Kalp krizi ve inme gibi ciddi kardiyovasküler olayların temelinde çoğu zaman aynı süreç yatar: ateroskleroz. Halk arasında 'damar sertliği' olarak bilinen bu durum, yıllar hatta onlarca yıl boyunca sessizce ilerleyebilir. Belirti vermeden gelişmesine rağmen, sonuçları yaşamı tehdit edebilecek kadar ciddi olabilir.
Bazen karşımızdaki kişiye, 'Varlığın yeter.' deriz.
Her pazartesi aynı şey: 'Bu sefer kesin başlıyorum!' Listeler yapılır, dolap sadece yeşilliklerle doldurulur, sevdiğimiz her şeye katı yasaklar konur. Ama birkaç gün sonra, bir anlık boşlukta o çok sevdiğimiz tatlının başında buluruz kendimizi. Arkasından gelen o tanıdık pişmanlık hissi gecikmez: 'Yine başaramadım, bende irade sıfır.'
Son zamanlarda sağlık alanında en çok konuşulan konulardan biri de cinsel yolla bulaşan hastalıkların giderek daha yaygın hale gelmesi. Özellikle uzmanların sık sık dikkat çektiği HPV gibi virüsler artık yalnızca belli bir kesimin değil, toplumun genelini ilgilendiren önemli bir sağlık meselesi haline geldi
Kurban Bayramı; aile sofraları, et tüketimindeki artış ve tatlı ikramlarıyla birlikte gelir.
Kurban Bayramı, kırmızı et tüketiminin en yoğun olduğu dönemlerden biridir. Artan ikramlar, kalabalık sofralar ve geleneksel lezzetler derken beslenme düzeni kolayca değişebilir.
İnsan bedeni çoğu zaman sessizdir.
Hoca Ahmed Yesevi ne demiş zamanında ‘Kitaba eğilmiş çocuk , aşını pişiren kadın, tarlasını süren çiftçi, tezgahtaki sanatkar fenalık düşünmeye vakit bulamaz’
Kıymetli okurlar, bugünkü yazıma tüm sağlık sistemimizin ana omurgasını oluşturan, fedakarlığın ve şefkatin timsali olan hemşirelerimizin 12-18 Mayıs Hemşireler Haftası’nı yürekten kutlayarak başlamak istiyorum.
Bazı ilişkiler sevgi bittiği hâlde bitmez. İlişkilerin neden başlayamadığı kadar, neden bitemediği de üzerine düşünülmesi gereken önemli meselelerden biridir. Bu yazıda, yıllardır seanslarda karşılaştığım bir ilişki dinamiğinden söz etmek istiyorum. Özellikle ilişkilerin bitebilme kapasitesi, ilişkileri sonlandıran kişilerin sonrasında yeniden ilişki kurabilme becerileri ve ilişkinin içinde alınan roller üzerine yaptığım gözlemlere dayanan bir değerlendirme paylaşmak istiyorum.
Beslenme dünyasında genellikle ne yediğimize odaklanırız, ancak "ne zaman" ve "nasıl" yediğimizin biyolojik saatimizle olan dansı, en az kaloriler kadar kritik bir öneme sahip. İşte bu bakış açısıyla kaleme alınmış bir köşe yazısı:
Değerli okuyucular, sözlerime tüm annelerimizin Anneler Günü’nü kutlayarak başlamak istiyorum.
Birçok kadın için adet sancısı hayatın doğal bir parçası olarak kabul edilir. Okula gidilemeyen günler, işten alınan izinler, yatağa kıvrılarak geçirilen saatler… Çoğu zaman bu sancılar “normal” olarak görülür ve yıllarca katlanılması gereken bir durum gibi düşünülür. Oysa her adet sancısı normal değildir. Özellikle günlük yaşamı etkileyen, iş gücünü azaltan, sosyal hayatı kısıtlayan ağrılar bir hastalığın habercisi olabilir.
Merhaba sevgili okurlar,