Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı
Op. Dr. Hakan Erdoğan

Bel Fıtığı: Hastalık mı, Hayatın Bir Parçası mı?

16 Ağustos 2026 10:01
Bazen hastalarımız, polikliniğe MR çekilmiş olarak gelirler ve içeri girer girmez şu cümle dökülür dudaklarından:

"Hocam, benim belim bitmiş!" 

Dikkatimi çeken beldeki büyük bir fıtık değil, hastamın yüzündeki korkudur. 

Bazen bir görüntü, insanın zihninde çok büyük bir etki uyandırabiliyor.

Bir kelime...

"Fıtık."

Ve o kelimenin arkasından başka sözcükler de geliyor: 

Ameliyat.

Felç.

Çalışamamak.

Yürüyememek.

Hayat boyu ağrı.

Oysa gerçekler çoğu zaman boyle değil. 

───

Bel fıtığı, omurlarımızın arasında bulunan disklerin yapısının bozulması ve dışarı doğru taşmasıyla ortaya çıkabilen bir durumdur ve eninde sonunda yaşlanmayla birlikte herkeste görülür. 

Her bel fıtığı hastalık değildir.

Hatta birçok insan, hayatının herhangi bir döneminde bel fıtığı olduğunu bilmeden yaşayabilir.

Çünkü insan vücudu kusursuz bir makine değildir.

Yaşlanır.

Değişir.

Yıpranır.

Kendini onarır.

Ve bütün bunları çoğu zaman biz fark etmeden yapar.

MR cihazları ise vücudumuzdaki birçok değişikliği biz daha hiçbir şikâyet hissetmeden gösterebilir.

İşte burada çok önemli bir problem ortaya çıkar:

Gördüğümüz şey ile hissettiğimiz şey aynı olmayabilir. 

─── 

Bir MR görüntüsünde fıtık görmek kolaydır.

Ama o fıtığın hastanın şikâyetinin nedeni olup olmadığını anlamak çok daha zordur.

Çünkü hekimlik yalnızca görüntülere bakmak değildir.

Hastaya bakmaktır.

Dinlemektir.

Muayene etmektir.

Şikâyetin nasıl başladığını anlamaktır.

Ağrının nereye yayıldığını sormaktır.

Kas gücünü, refleksleri, duyu değişikliklerini değerlendirmektir.

Ve bütün bunları görüntüyle bir araya getirmektir.

Aslında bizler, MR'daki fıtığı değil, MR'daki görüntünün sahibi olan insanı tedavi etmeye çalışırız.

 

───

 

Görüntüler doğal olarak bize kesinlik hissi veriyor.

Ekranda beliren şeyler bize diğer bulguların önemini unutturabiliyor.

Oysa bel MR'ındaki bir görüntü, çoğu zaman hikâyenin yalnızca bir parçasıdır.

MR bize anatomiyi gösterir.

Hastanın yaşadığı hayatı değil.

Ağrının nasıl hissettirdiğini değil.

Gece uykudan uyandırıp uyandırmadığını değil.

Çocuğunu kucağına aldığında ne hissettiğini değil. 

───

Bu yüzden bel fıtığını yalnızca bir omurga hastalığı olarak görmemek gerekir.

Bel fıtığı bize tıbbın temel sorularından birini hatırlatan bir değişikliktir:

Bir insanı gerçekten hasta yapan şey nedir?

Görüntü mü?

Şikâyet mi?

Muayene bulguları mı?

Hayatının ne kadar etkilendiği mi?

Bunların hiç birisi, tek başına cevap değildir. 

Hastalık dediğimiz şey, bedenimizdeki bir değişiklik ile o değişikliğin hayatımız üzerindeki etkisinin kesiştiği yerde ortaya çıkar.

Bazen tedavi edilmesi gereken şey fıtık değildir.

Fıtığın insanın zihninde oluşturduğu korkudur.

Ve bazen en iyi tedavi, ameliyat etmek değil;

gerekli ilgiyi göstermek ve ayrıntıları yakalamaktır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X