$ Dolar 50,0409 %0,06
€ Euro 56,2703 %0,11
£ Sterlin 67,4794 %0,07
Altın $4.136,19 %1,79
Gümüş 85,04 %1,28
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Elif Erol, sağlıklı ve konforlu bir yaz hamileliği için alınması gereken önlemleri anlattı; önemli önerilerde bulundu
Kadın sağlığı alanındaki uzmanlığı ve başarılı operasyonlarıyla tanınan Prof. Dr. Mert Göl en çok merak edilen ‘Endometriozis ameliyatında kızlık zarı etkilenir mi?’ sorusuna açıklık getirdi
İnfertilite (kısırlık), günümüzde hem kadınlar hem de erkekler için zorlu bir süreç. Ancak yeni gelişmelerle günümüzde bu sorun kişiye özel planlanarak daha sağlıklı yürütülebiliyor
Kadın Doğum Uzmanı ve Jinekolog Op. Dr. Eda Şahin, kadınların sıkça karşılaştığı akıntı şikayetlerinde yapılan hatalı uygulamaların tedavi sürecini zorlaştırdığını belirterek kritik uyarılarda bulundu
Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi iş birliğiyle düzenlenen 'İlaç Endüstrisinde Sürdürülebilirlik Paneli' akademi, sağlık profesyonelleri ve öğrencileri bir araya getirdi. Panelde; kadın sağlığı, sağlık okuryazarlığı, ilaca erişim ve sürdürülebilir sağlık sistemleri gibi konular farklı disiplinlerden uzmanların katılımıyla ele alındı
Kadın sağlığı alanındaki uzmanlığı ve başarılı operasyonlarıyla tanınan Prof. Dr. Mert Göl, İzmirli hastalarıyla buluşmaya hazırlanıyor
MS (Multiple Skleroz) hastalığının bağışıklık sisteminin sinir sistemine saldırması sonucu ortaya çıkan kronik bir hastalık olduğunu belirten uzmanlar, en sık belirtiler arasında duyusal şikâyetler, güç kaybı ve görme bozuklukları yer aldığını söylüyor
İstanbul & İzmir Endometriozis Klinikleri Kurucusu ünlü Prof. Dr. Mert Göl, kamuoyunda çikolata kisti olarak da bilinen endometriozis hastalığına dair hayati uyarılarda bulundu
Dünya genelinde milyonlarca kadının ortak kabusu idrar kaçırma… Ancak utanıldığı ya da yaşlılık belirtisi olarak görüldüğü için pek çok kadın bu soruna ‘dur’ diyemiyor, saklamayı tercih ediyor. Kadınların yarısını sosyal hayattan kopararak eve hapseden idrar kaçırma sorunu anksiyete ve depresyonu da beraberinde getiren ciddi bir psikolojik yıkıma dönüşebiliyor
İlişki, daha önceki yazılarımda da değindiğim gibi, yalnızca iki kişinin bir araya gelmesinden oluşan mekanik bir yapı değildir. İki kişinin varlığının ötesinde ortaya çıkan; bakım, emek, temas, anlam ve süreklilik isteyen canlı bir organizmadır. Her ilişkinin kendine özgü bir dili, ritmi, kırılganlığı ve taşıma biçimi vardır. Belki de bu yüzden hiçbir ilişki birbirinin tam olarak aynısı değildir. Çünkü herkes ilişkiyi kendi hikâyesi, kendi eksikliği, kendi korkuları ve kendi ihtiyaçları üzerinden yaşar.
Hoca Ahmed Yesevi ne demiş zamanında ‘Kitaba eğilmiş çocuk , aşını pişiren kadın, tarlasını süren çiftçi, tezgahtaki sanatkar fenalık düşünmeye vakit bulamaz’
İlişki sonrası yaşanan kanamalar pek çok kadında büyük bir endişe ve korkuya neden oluyor. Ancak uzmanlar, bu durumun her zaman en kötü senaryo anlamına gelmediğini belirtiyor. Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Hande Akbaş, tıpta ‘postkoital kanama’ olarak adlandırılan bu durumun arkasında yatan nedenleri açıklayarak kadınlara çok önemli uyarılarda bulundu
Estetik, kozmetik jinekoloji ve seksoloji alanındaki güncel gelişmeleri tek bir çatı altında toplayan ACOGS (Aesthetic Cosmetic Gynecology & Sexology), bu yıl dördüncü kez kapılarını açmaya hazırlanıyor. 4. ACOGS Kadın Sağlığı Kongresi, 15-18 Ekim 2026 tarihleri arasında Kıbrıs’ta gerçekleştirilecek
Memorial Dicle Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Uzm. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu, menopoz döneminin doğru yaklaşım ve kişiye özel tedavi planlamasıyla daha konforlu geçirilebileceğini belirterek, özellikle hormon tedavileri konusunda son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını vurguladı
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Asiye Gülsüm Kakı, “Fibromiyalji en sık 30-55 yaş aralığındaki aktif kadınlarda görülür. Klinik gözlemler ve psikososyal incelemeler, mükemmeliyetçi kişilik yapısına sahip bireylerde fibromiyalji görülme sıklığının daha yüksek olduğunu gösteriyor” dedi
Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın ‘Sürekli nöbette geçen iş hayatının getirdiği zorluklar ve kadın olarak üzerine yüklenen ağır sorumluluk hemşireleri olumsuz etkileyerek moral ve motivasyonlarını bozuyor’ dedi
Sağlık Hizmetleri Sendikası (Sahim-SEN), doğum izninin 24 haftaya çıkarılması konusu ile ilgili kadın çalışanların sistemin dışına itilmeden, annelik ve çalışma hayatını birlikte sürdürebileceği yeni destek mekanizmalarına ihtiyaç olduğunu vurguladı
Uzmanlar, jinekolojik muayenelerin sadece şikâyet olduğunda değil, koruyucu sağlık hizmeti kapsamında düzenli aralıklarla yapılması gerektiği konusunda uyarıyor. Erken teşhis, birçok jinekolojik kanser ve kronik rahatsızlıkta tedavi başarısını %90’ın üzerine çıkarıyor
Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Elnur Allahverdiyev, “İdrar kaçırma kader değil, çözülebilir bir sağlık problemi. Günümüzde uygulanan modern tedavi yöntemleri sayesinde büyük ölçüde kontrol altına alınabiliyor ve hastaların yaşam kalitesi belirgin şekilde artıyor” dedi
Erkek–kadın arasındaki farklılıklar, insanlık tarihi boyunca konuşulan ama çoğu zaman belli yerlerden ele alınan bir mesele olmuştur. Kimi zaman ilişkilerdeki çatışmaların merkezine yerleşmiş, kimi zaman da hiç yokmuş gibi görmezden gelinerek ertelenmiştir. Oysa bu tartışmaların önemli bir kısmı, temel bir hatayı tekrar eder: Kişi kendini tanımadan, kendi sınırlarını ve ihtiyaçlarını fark etmeden, dikkatini karşıdakine yöneltir. Anlamaya, çözmeye çalışır ve çoğu zaman değiştirmeye çalışır.
Türkiye’de alanında tanınmış hekimlerden Kadın Hastalıkları, Kadın Kanserleri Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mert Göl kadınların en çok merak ettiği konuların başında gelen, en çok sorulan ama en çok yanlış bilinen ‘Çikolata kisti’ hakkında kritik bilgiler verdi
Birçok kadın için adet sancısı hayatın doğal bir parçası olarak kabul edilir. Okula gidilemeyen günler, işten alınan izinler, yatağa kıvrılarak geçirilen saatler… Çoğu zaman bu sancılar “normal” olarak görülür ve yıllarca katlanılması gereken bir durum gibi düşünülür. Oysa her adet sancısı normal değildir. Özellikle günlük yaşamı etkileyen, iş gücünü azaltan, sosyal hayatı kısıtlayan ağrılar bir hastalığın habercisi olabilir.
Genellikle sadece ‘kilo problemi’ veya ‘estetik bir kusur’ olarak görülen Lipödem, aslında dünya genelinde milyonlarca kadını etkileyen kronik bir yağ dokusu hastalığıdır. ‘Ağrılı Yağlanma Sendromu’ olarak da bilinen bu durum, teşhis edilmediğinde hastaların yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürüyor
Üreme çağındaki kadınların yaklaşık yüzde 10’unu etkileyen bu hastalık, çoğu zaman yıllarca fark edilmeden ilerleyebiliyor
Kadın sağlığı denildiğinde akla genellikle sadece rutin kontroller ve biyolojik süreçler geliyor. Ancak bilim dünyası artık bambaşka bir gerçeği haykırıyor: Cinsel sağlık, genel vücut sağlığının en önemli barometrelerinden biridir. Peki, modern kadının bu konuda bilmesi gereken ve genellikle göz ardı edilen kritik detaylar neler?
Kadın sağlığında ‘ideal kilo’ ve ‘yüksek enerji’ kavramlarının ardında yatan asıl güç, hormonların kusursuz dengesidir. Uzmanlar, kontrolsüz iştah ve kronik yorgunluğun birer kader değil, hormonal bir sinyal olabileceği konusunda uyarıyor
Kadın Sağlığı Dernekleri Federasyonu tarafından düzenlenen 2. KSDF Kongresi, 22-26 Nisan 2026 tarihlerinde Antalya Rixos Sungate’te tıp dünyasını bir araya getiriyor. Kongrenin en dikkat çeken bölümü ise alanında uzman isimlerin gerçekleştireceği ‘Canlı Cerrahi’ oturumları olacak
Dünya genelinde her 10 kadından birini etkileyen endometriozis, artık sadece bir ‘sancı’ olarak görülmüyor. Gelişen tanı yöntemleri, hastaların yıllarca süren ağrı gizemini çözmeye yardımcı oluyor
Kadın hastalıklarının teşhisinde artık sadece muayene değil, yapay zeka algoritmaları ve kişiye özel ‘dijital sağlık haritaları’ konuşuluyor. 2026 yılı itibarıyla rutin kontrollere giren bu teknoloji, hastalıkları semptom vermeden yıllar önce yakalayabiliyor