İkinci beyin birinciyi tahtından mı ediyor?
Bazı hastalıklar vardır ki nedense çok ciddiye alınmaz ancak hastanın yaşam konforunu ve psikolojisini ciddi manada etkiler. İşte fonksiyonel bağırsak hastalıkları da bunlardan biridir. Hastalarımızdan en sık duyduğumuz cümleler:
“Sabah uyandığımda karnım dümdüz ancak akşam kıyafetlerime sığamıyorum”
“Tüm tahlilleri yaptırdım doktor bana bir şeyin yok dedi “
“Sürekli karnım gurulduyor tuvalet ihtiyacımın ne zaman olacağını bilemiyorum sosyal hayatım mahvoldu”
Aslında bütün bu cümleler bize şunu söyler: yapısal bir bozukluk yok ancak fonksiyonel bir bozukluk var. Fonksiyonel bağırsak hastalıkları bağırsak beyin aksının bozulmasıyla ortaya çıkar ve çoğunlukla sağlıksız olması ile de alevlenir. Hastaların ortak özelliği şikayetlerinin stresle tetiklenmesidir.
Tanıya giden yolda inflamatuar bağırsak hastalıklarını, Çölyak ihtimalini, sindirim sistemi kanserlerini ve endometriozis gibi bazı kadın doğum hastalıklarını ekarte edebilmek için bazı ön tahliller isteriz. Bu tahliller kanda baktığımız antikor düzeyleri ve Gayta testlerinden oluşur. Fakat tahlilden daha önemli olan şey hastanın geçirilmiş bağırsak enfeksiyonlarını, antibiyotik kullanım öyküsünü, probiyotik kullanım sıklığını ve genel sağlığını bireysel ve bütüncül bir şekilde değerlendirmektir. Hastanın özel durumuna göre gereğinde ultrasonografi kolonoskopi veya ileri tetkikler planlanabilir.
Bütün bu incelemelerden sonra ise asıl teşhis Roma Kriterlerine göre konur.
Tedavi yine tanı aşamasında olduğu gibi kişiye özel planlanır çünkü herkesin fonksiyonel bağırsak hastalığı birbirinden farklıdır. Bazı hastalarda semptomlara şiddetli kabızlık bazılarında şiddetli ishal bazılarında sadece şişkinlik eşlik edebilir. Hangi grupta olduğunuza göre sınıflandırmanızı yaptıktan sonra bireysel yaşam tarzı değişiklikleri ve uygun ilaç tedavisi planlanır.
Tüm hastalarda tedavide ortak olan 3 madde vardır ki tanıya giden yolda daha iyi hissetmenizi sağlar :
1- Stres yönetimi
2- Günde en az 10.000 adım atmak
3- Low Fodmap diyeti
Şimdi asıl soru şu: uzun zamandır ikinci beyin olarak bilinen bağırsaklarımız acaba birincinin koltuğunu sarsıyor olabilir mi??