Kalp damarlarınızın yaşlandığını gösteren 5 işaret!

Kalp damarlarınızın yaşlandığını gösteren 5 işaret!

Memorial Göztepe Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Ekmekçi, kalp damarlarında daralmaya işaret edebilecek 5 önemli belirtiye dikkat çekerek erken teşhisin hayati önem taşıdığını vurguladı

Kalp ve damar hastalıkları artık yalnızca ileri yaştaki bireyleri tehdit etmiyor. Yüksek tansiyon, kolesterol, sigara kullanımı, stres ve hareketsiz yaşam, damarların erken yaşlanmasına neden olabiliyor. Memorial Göztepe Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Ekmekçi, kalp damarlarında daralmaya işaret edebilecek 5 önemli belirtiye dikkat çekerek erken teşhisin hayati önem taşıdığını vurguladı.

 

Kalp sağlığını belirleyen tek faktör kişinin yaşı değil. Günlük yaşam alışkanlıkları, genetik yatkınlık ve kontrol altına alınmayan sağlık sorunları, damarların biyolojik yaşını hızla artırabiliyor. Uzmanlara göre henüz 30'lu yaşlarında olan bir kişinin damarları, yıllar içinde maruz kaldığı risk faktörleri nedeniyle çok daha ileri yaştaki birinin damar yapısına benzeyebiliyor.

Memorial Göztepe Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Ekmekçi, damar sertliğinin uzun yıllar boyunca belirti vermeden ilerleyebildiğini belirterek özellikle efor sırasında ortaya çıkan bazı şikâyetlerin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.

 

KALP DAMARLARINDA DARALMANIN 5 ÖNEMLİ İŞARETİ

Kalp damarlarında meydana gelen daralmalar her zaman şiddetli göğüs ağrısıyla kendini göstermiyor. Bazı kişilerde belirtiler hafif seyrederken özellikle diyabet hastalarında farklı şikâyetler ortaya çıkabiliyor.

Prof. Dr. Ahmet Ekmekçi, dikkat edilmesi gereken belirtileri şöyle sıraladı:

  1. Merdiven çıkarken nefes darlığı: Daha önce zorlanmadan yapılan fiziksel aktivitelerde nefes nefese kalmak veya göğüste sıkışma hissetmek.
  2. Vücudun farklı bölgelerine yayılan baskı: Göğüsten çeneye, boyna, sol kola ya da mide bölgesine yayılan ve dinlenmeyle hafifleyen rahatsızlık hissi.
  3. Beklenmedik halsizlik: Günlük aktiviteleri zorlaştıracak düzeyde, aniden ortaya çıkan ve açıklanamayan yorgunluk.
  4. Soğuk terleme: Belirgin bir neden olmadan gelişen, özellikle diğer şikâyetlerle birlikte görülen soğuk terleme.
  5. Sessiz veya farklı belirtilerle seyreden kalp krizi: Özellikle diyabet hastalarında göğüs ağrısı olmaksızın nefes darlığı, mide bulantısı ve ani güçsüzlük yaşanması.

Bu belirtilerin farklı hastalıklardan da kaynaklanabileceği, ancak kalp ve damar hastalıkları açısından değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Özellikle ani başlayan veya devam eden göğüs baskısı, nefes darlığı ve soğuk terleme gibi şikâyetlerde vakit kaybetmeden 112'nin aranması gerekiyor.

35 YAŞINDAKİ BİRİNİN DAMARLARI 60 YAŞINDAKİ GİBİ OLABİLİR

Kalbin ve damarların biyolojik yaşı, takvim yaşından farklı olabiliyor. Damar duvarlarında yıllar boyunca meydana gelen hasar, ateroskleroz olarak adlandırılan damar sertliğinin gelişmesine zemin hazırlıyor.

Prof. Dr. Ekmekçi'nin verdiği bilgilere göre kontrolsüz yüksek tansiyon, LDL kolesterol yüksekliği, insülin direnci ve sigara kullanımı gibi faktörler damarların erken yıpranmasına neden olabiliyor.

Bu risklere uzun süre maruz kalan 35 yaşındaki bir bireyin damar sertliği düzeyi, 60 yaşındaki bir kişinin damarlarıyla benzer özellikler gösterebiliyor.

YÜKSEK TANSİYON KALBİN YÜKÜNÜ ARTIRIYOR

Kalp sağlığını olumsuz etkileyen faktörlerin başında yüksek tansiyon ve hareketsiz yaşam geliyor.

Kan basıncının sürekli yüksek seyretmesi, kalbin kanı vücuda pompalamak için daha fazla çalışmasına neden oluyor. Zamanla kalp kasında kalınlaşma meydana gelebiliyor ve kalbin esnekliği azalabiliyor. Bu durum ilerleyen süreçte kalp yetersizliği riskini artırabiliyor.

Hareketsiz yaşam ise damarların genişleme kapasitesini olumsuz etkilerken insülin direncinin artmasına ve iyi kolesterol olarak bilinen HDL düzeyinin düşmesine katkıda bulunabiliyor.

Düzenli fiziksel aktivitenin kalp sağlığını korumada önemli rol oynadığını belirten Ekmekçi, günlük 7-8 bin adım veya haftada en az 150 dakika tempolu yürüyüşün önemine dikkat çekti.

GENÇLERDE KALP KRİZİ RİSKİNE DİKKAT

Kalp ve damar hastalıklarının genç yaşlarda görülmesinde sağlıksız beslenme, hareketsizlik, nikotin kullanımı ve genetik yatkınlık gibi birçok faktör etkili olabiliyor.

Özellikle işlenmiş gıdaların yoğun tüketilmesi ve fiziksel aktivitenin azalması, metabolik sorunların daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor.

Prof. Dr. Ekmekçi, elektronik sigara ve diğer nikotin ürünlerinin kalp damar sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine de dikkat çekti.

Gençler arasında tüketilen enerji içecekleri de risk oluşturabiliyor. Yüksek miktarda kafein ve diğer uyarıcı maddeler içeren bu içecekler, kan basıncını ve kalp hızını artırabiliyor. Özellikle altta yatan ritim bozukluğu bulunan kişilerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

UZUN SÜRELİ STRES DAMARLARI DA ETKİLİYOR

Günlük yaşamın bir parçası haline gelen kronik stres, yalnızca ruhsal sağlığı değil kalp ve damar sistemini de etkiliyor.

Stres sırasında salgılanan kortizol ve adrenalin hormonları, kalp atış hızının ve kan basıncının yükselmesine neden olabiliyor. Uzun süreli stres, damar sağlığını olumsuz etkileyerek kalp hastalıkları riskine katkıda bulunabiliyor.

Yoğun üzüntü veya travmatik olayların ardından ortaya çıkabilen ve halk arasında "kırık kalp sendromu" olarak bilinen Takotsubo kardiyomiyopatisi de stresin kalp üzerindeki etkileri arasında yer alıyor.

ŞİKÂYET OLMASA BİLE KONTROLLER İHMAL EDİLMEMELİ

Damar sertliği uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiği için kalp sağlığının yalnızca şikâyetler ortaya çıktığında değerlendirilmesi yeterli olmayabiliyor.

Tansiyon, kan şekeri ve kolesterol değerlerinin takip edilmesi, risk faktörlerinin erken belirlenmesine yardımcı oluyor.

Prof. Dr. Ekmekçi, özellikle ailesinde erken yaşta kalp hastalığı bulunan bireylerde daha dikkatli olunması gerektiğini belirtti.

Lipit profili, HbA1c, Lipoprotein(a) ve gerekli görülen diğer tetkikler kişinin risk durumuna göre değerlendirilebiliyor. EKG, ekokardiyografi ve koroner görüntüleme yöntemleri ise hekim tarafından uygun görülen hastalarda kullanılabiliyor.

İLAÇLARI KENDİ KARARINIZLA BIRAKMAYIN

Kalp ve damar hastalıklarının önlenmesinde yapılan önemli hatalardan biri, tansiyon veya kolesterol değerleri normale döndüğünde ilaç tedavisinin doktor önerisi olmadan sonlandırılması.

Tedavi sayesinde kontrol altında tutulan değerlerin, ilaçların bırakılmasıyla yeniden yükselmesi mümkün olabiliyor.

Bir diğer önemli hata ise göğüs ağrısı, baskı hissi veya nefes darlığı gibi belirtilerin geçmesini beklemek.

Kalp krizinde erken müdahalenin kalp kasında meydana gelebilecek kalıcı hasarı azaltmada kritik rol oynadığını vurgulayan uzmanlar, şüpheli belirtilerde zaman kaybedilmemesi gerektiğini hatırlatıyor.

KALP SAĞLIĞINI KORUMAK İÇİN YAŞAM ALIŞKANLIKLARINIZI DEĞİŞTİRİN

Kalp damarlarının erken yaşlanmasını önlemek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının mümkün olduğunca erken dönemde benimsenmesi gerekiyor.

Akdeniz tipi beslenme, işlenmiş ve şekerli gıdaların sınırlandırılması, düzenli egzersiz, yeterli uyku ve sigaradan uzak durmak kalp sağlığını korumada öne çıkıyor.

Prof. Dr. Ahmet Ekmekçi, bireylerin tansiyon, kan şekeri, LDL kolesterol ve bel çevresi gibi sağlık göstergelerini bilmelerinin önemine dikkat çekerek kalp damar hastalıklarında asıl hedefin, damar tıkanıklığı geliştikten sonra tedavi etmekten önce hastalığın ortaya çıkmasını engellemek olduğunu vurguladı.

Yorumlar 0

Güvenlik kodu

Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır. Yorum yazarak Topluluk Kuralları'nı kabul etmiş ve yorumunuzla ilgili tüm sorumluluğu üstlenmiş olursunuz.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

BENZER HABERLER

X