Psikolog Tuğba Asmazoğlu’ndan ebeveynlere 8 kritik tavsiye
Okulların açılmasıyla birlikte ebeveynlerin çocuklarının yaşına göre değişen kaygıları da gündeme geliyor. Psikolog Tuğba Asmazoğlu, çocukluk döneminden ergenliğe uzanan süreçte ebeveynlere duyguları anlamak, sınır koymak ve sağlıklı iletişim kurmak için yol gösteren öneriler sunuyor
Okul döneminin başlamasıyla çocuklar kadar ebeveynler için de yeni bir süreç başlıyor. Yeni sınıflar, öğretmenler, arkadaşlıklar ve artan sorumluluklar farklı yaş gruplarında farklı kaygıları beraberinde getirirken, ebeveynlerin çocuklarının duygusal ihtiyaçlarını doğru okuyabilmesi önem kazanıyor. Paul Ekman Group’tan Duygusal Zeka, Duygusal Yetkinlikler ve Beceriler ile Doğruluk ve Güvenilirliğin Tespiti eğitimleri alan ve Türkiye’de bu eğitimleri verebilen ikinci kişi olarak PEG tarafından akredite edilen Psikolog Tuğba Asmazoğlu, çocukların duygularını küçümsemeden sınır koymaktan ergenlik döneminde denetçi rolünden rehberliğe geçmeye kadar ebeveynlere önemli öneriler sunuyor.
Ebeveynler Bu Soruyu Sormalı: Çocuğumun Neye İhtiyacı Var?
Psikolog Tuğba Asmazoğlu, ‘’Her çocuğun ihtiyacı farklıdır’’ bilgisinin altını çiziyor: ‘’ Çocuğun yaşı, gelişimsel dönemi ve bireysel özellikleri değiştikçe tepkileri, okul sisteminden ve ebeveyninden beklentileri de değişebilmektedir. Her çocuk için farklar olsa da burada değişmeyen ve tüm ebeveynlerin kendine sorması gereken temel soru aslında ‘Çocuğumun ihtiyacı ne?’, ‘Çocuğum şu anda gelişimsel olarak neye ihtiyaç duyuyor?’ soruları olmalıdır.’’
Her Yaşta Temel İhtiyaç Ebeveynin Koşulsuz Sevgisi
Bir çocuğun okul hayatındaki en önemli desteklerinden biri, ebeveyninin onun gelişimsel ihtiyaçlarını fark edebilmesidir. Okul öncesi için güven, ‘’Okul çıkışı sizi aynı saatte karşısında bulabilmek’’ olabilir. İlkokul çağında ‘’Bunu kendin de yapabilirsin, ihtiyaç duyduğunda yanındayım’’ mesajına dönüşebilir. Ergenlikte ise ‘Sana alan tanıyorum, sınırlarımız var ve zorlandığında bana gelebilirsin’’ şeklinde yeniden şekillenebilir. Asmazoğlu, bu farklılara dikkat çekerken sözlerini şöyle sürdürdü: ‘’Okulların açılması aslında çocuğunuzun gelişimiyle dönüşen ilişkinizi fark etmeniz için bir fırsattır. Okula dönüş döneminde çocuklarımıza verebileceğimiz en değerli şey, kusursuz bir okul yılı beklentisi değil, hata yapabilecekleri, zorlanabilecekleri ve buna rağmen her zaman sevildikleri ve değerli hissettirildikleri, ilişkilerinin güvende olduğunu fark edebildikleri bir ortam yaratmaktır.’’
‘’Duygusunu Küçümseden Net Olun’’
Asmazoğlu, okul öncesinden başlayan maratonda ‘’Ebeveynlerin tutumu ne olmalı?’’ sorusuna yanıt veriyor: ‘’Bu yaş grubunda ayrılıkla ilgili kaygılar görülebilir. Bu kaygılar genellikle okula gitmemek için fiziksel sebepler öne sürme, okula bırakılırken ağlama, öfkeli tavırlar gibi kendini gösterebilir. Bu dönemde ebeveynin çocuğun içinde bulunduğu durum ve duygusunun farkında olarak çocuğun yaşadıklarını ve duygusunu yok saymadan ya da küçümsemeden duygusunu adlandırarak eşlik etmesi ve bu yönde mesajlar vermesi önemlidir. Duygulara eşlik ederken karşılıklı güveni pekiştiren, net ve tutarlı söylemler ve davranışlarda bulunulması diğer önemli noktalardan birisidir.’’
Mini Mini Birler Oyuncaklarından Ayrılamıyor
Okul öncesinden ilkokula geçişte ve ilkokuldaki her sınıf değişiminde, hala oyun oynamayı çok seven çocuk için değişen okul iklimi ve artan sorumluluklar çocukta farklı kaygıları tetikleyebilir. Tuğba Asmazoğlu, bu dönemde ailelere ‘’güvenilir yetişkin’’ duruşunu sergileme tavsiyesinde bulunuyor: ‘’Çocuğun ihtiyaçlarına eşlik eden ve destek olan güvenilir bir yetişkin duruşuyla çocukla sağlıklı iletişim kurmak önem kazanıyor. Geçiş süreçlerinde değişen sorumluluk ve ilişkilerinde yanında olunduğunu bilmesi, beraber ihtiyacına da zaman ayırılması, kendine ve ebeveynine olan güvenin arttırılması ve çocuğun becerilerinin gelişmesi için önemlidir.’’
Ergenlikle Başlayan ‘’Uzaklaşma’’ ve ‘’Mahremiyet’’ Dönemi
İlkokula başlarken kurulan sağlıklı ilişkiler ergenlik dönemindeki ebeveyn-çocuk iletişimi için de önem kazanıyor. Psikolog Tuğba Asmazoğlu, ergenlik döneminde dikkat edilmesi gereken detaylara dikkat çekti. ‘’Ortaokul yılları çocukların gelişiminde önemli bir dönüm noktasıdır. Çocuk gelişimsel olarak da önemli bir geçiş dönemindedir, çocukluk döneminden ergenlik dönemine doğru geçiş kendini göstermeye başlamaktadır. Bu dönemde arkadaşlıkların önemi artabilir, çocuk ebeveyninden daha fazla mahremiyet ve bağımsızlık talep edebilir. Ebeveyn açısından bu ‘uzaklaşma’ olarak değil sürecin doğal sonucu olan ‘kimlik arayışı’ olarak kabul edilmelidir.‘’
Koptuğunu Sandığınız Bağlar Yeniden İnşa Edilir
‘’Ergenlik döneminde yaşanan şey çoğu zaman güven bağının kopması değil, bağın farklı bir biçimde tekrar inşasıdır’’ vurgusunu yapan Asmazoğlu, ‘’Güven; karşılıklı sınırların, sorumlulukların ve beklentilerin açık olması; ebeveynin de çocuğun yaşına uygun bir özerklik alanı tanımasıdır. Bu dönemde ebeveynin varlığı, geçmiş yıllardan farklı olarak fiziksel olarak yan yana olmaktansa gerektiğinde yanında olacağını bilmeye doğru evrilmeye başlar. Burada ebeveynin rolü ‘denetçi ve sürekli yardımcı olan’ olmaktan ziyade rehber olmaktır’’ dedi.
Lise Yıllarında Ebeveyn Kaygısı da Artıyor
Lise yıllarında ise akademik başarı ve gelecek kaygısı da aile gündeminde daha fazla yer almaya başlar. Üniversite sınavı, bölüm seçimi, meslek tercihi ve arkadaş ilişkileri derken lise döneminde genç üzerinde önemli bir baskı oluşabiliyor. Asmazoğlu, bu dönemde ebeveynin kaygısının da artabileceğine dikkat çekti: ’’Ebeveynler tarafında, ’Ders çalışacak mı?’, ‘Sınava yeterince hazırlanacak mı?’, ‘Geleceği ne olacak?’ gibi sorular sıklaşabilir. Bu durum gencin sürekli performansının takip edilmesi, akademik başarının aile içindeki ilişkinin merkezine yerleşmesine neden olabilir. Gencin yalnızca ‘başarılı olduğunda değerli’ olduğunu hissetmemesi gerekir. Tabii gencin başarısının önemsenmesi, zorlandığında da yanında olunması önemlidir ancak aile sisteminde başarının merkezde olması ebeveyn-çocuk ilişkini sağlıklı zeminlerden uzaklaştırır.’’
Okul Başlarken Velilere Ödevler
Okul açılmadan 1 hafta veya 10 gün öncesinden artık rutinlere hazırlanmak herkes için faydalı olacağını hatırlatan Psikolog Tuğba Asmazoğlu’nun ebeveynlere 8 adımlık tavsiyesi:
- Çocuğunuzdan önce kendi hissettiklerinize odaklanın. Çocukların duygularına eşlik etmek önemli ama ebeveynin kendi endişe ve korku gibi duygularının farkına varması ve gerekirse bu konuda destek alması ilk adım olmalıdır.
- Çocuğunuzun yaşı ve gelişimsel dönemine uygun tutumların neler olabileceğinin üzerinde durun. Bu sorunun cevabı ebeveynlerin nasıl bir yol haritası izleyeceğini belirler. Gerekirse okuldaki uzmanlarla görüşmek faydalı olabilir. Birinci sınıfa başlayan çocuğun ihtiyacı ile lise öğrencisinin ihtiyacı aynı değildir.
- Öncelikle çocuğunuzun duygusunu fark kedin, duygusunu adlandırın ve bu duyguyu mutlaka önemseyin. ‘’Bunda korkacak ne var?’’ yerine ‘’Bunun seni endişelendirdiğini fark ediyorum.’’ demek çocuğun anlaşılmış hissetmesini sağlar.
- Aranızdaki güven duygusunu pekiştirmeye çabalayın. Güven, sorumluluk ve yaşa uygun özgürlük alanlarıyla birlikte gelişir.
- Tüm kuralları açıkça belirleyin ve uygulamada tutarlı olun
Özellikle ergenlik döneminde sınırlar ortadan kaldırılmamalı, önemli olan sınırların gerekçelerinin konuşulmasıdır ve mümkün olduğunca çocuğun gelişimsel düzeyine uygun biçimde birlikte belirlenmesidir. - Çocuğunuz için sorunları çözmek yerine ona sorunları çözerken yardımcı olun.
“Ben hallederim.” demeden önce “Sence bunu nasıl çözebiliriz?” diye sormayı deneyin. - Akademik başarıyı ilişkinizin önüne koymayın.
Çocuklar ve gençler, başarılarının yanı sıra başarısız olduklarında da ebeveynlerinin yanlarında olduğunu bilmeye ihtiyaç duyar. - En önemlisi, çocuğunuzla aranızdaki koşulsuz sevgi bağını daima koruyun.
Çocuk büyüdükçe ebeveynin rolü değişir fakat koşulsuz sevgiye dayalı güven ilişkinin önemi ortadan kalkmaz. Çocuk büyüdükçe değişmeyen tek ihtiyacı koşulsuz sevgi ve güvendir.