Yaz Gribi ve Alerji
10 Haziran 2026 08:10

Yaz Gribi ve Alerji

Yaz aylarında birbirine çok benzeyen ancak tamamen farklı kökenlere sahip iki önemli problem Yaz Gribi ve Yaz Alerjileridir. Klinik olarak sıkça karıştırılan bu iki tablonun detayları, nedenleri ve korunma yollarına beraber bir göz atalım

  • Halk arasında "yaz gribi" veya "yaz nezlesi" olarak bilinen bu durum, kışın görülen influenzadan farklı olarak çoğunlukla enterovirüsler, rinovirüsler ve adenovirüsler nedeniyle ortaya çıkan viral bir solunum yolu enfeksiyonudur.

Klimaların ortamı aşırı soğutması ve üfleme yönünün doğrudan vücuda gelmesi; çok sıcak bir dış ortamdan, buz gibi klimalı kapalı bir alana ani geçişler yapılması gibi şok sıcaklık değişimleri hastalık için zemin yaratır. Klimanın ortamdaki nemi çekerek burun ve boğaz mukozasını kurutması da virüslere karşı savunmasız bırakır. Özellikle kalabalık tatil beldeleri, uçaklar, oteller ve havuzlar gibi ortak alanlarda virüslerin hızla yayılmasına sebep olur.

Ani başlayan yüksek veya hafif ateş, şiddetli boğaz ağrısı ve yutkunma güçlüğü, yaygın kas, eklem ve baş ağrısı, halsizlik, bitkinlik ve yoğun yorgunluk hissi hatta bazı vakalarda mide bulantısı, kusma veya ishal belirtilerinden biri veya birkaçı hastalık halinde görülebilir. Özellikle ağırlaşan ve şiddetlenen vakalar başta olmak üzere hastaların hekime başvurması önerilir. Bununla birlikte genellikle belirtileri hafifletecek ağrı kesici, ateş düşürücü, antiviral ajanlar ve burun spreyi gibi ilaçlar hekim tarafından reçete edilir. Sanılanın aksine antibiyotik kullanımı işe yaramaz.

Vücudun virüsle savaşabilmesi için dinlenmek, ateş ve terleme ile kaybedilen sıvıyı yerine koymak gerekir.

Genellikle mevsim geçişlerinde ve çok sıcak havalarda denk geldiğimiz bu hastalıktan korunmak ya da bu süreci ayakta ve daha konforlu atlatabilmek için bağışıklık güçlendirici uygun ürünlerin kullanımı ve vücudumuzda eksik vitamin ile minerallerin yerine konması da hasta yararına olacaktır. 

  • Yaz alerjileri, bağışıklık sisteminin yaz aylarında havada yoğunlaşan bazı yabancı maddelere (alerjenlere) karşı gösterdiği aşırı hassasiyet reaksiyonudur. Yazın açık havada geçirilen sürenin artmasıyla tetiklenen alerjik reaksiyonlarda arka arkaya gelen hapşırma nöbetleri, su gibi burun akıntısı ya da burun tıkanıklığı; gözlerde kaşıntı, kızarıklık, sulanma ve şişlik; damakta ve boğazda sürekli kaşıntı, ciltte döküntü, kurdeşen veya kaşıntılı kızarıklıklar görülebilir.

Haziran, temmuz ve ağustos aylarında zirve yapan çim ve yabani ot polenleri; yüksek nemli ve sıcak yaz havasında hızla çoğalan küfler; temizliği yapılmamış klimaların kirli filtreleri sebebiyle ortama sürekli toz ve alerjen üflemesi özellikle üst solunum yolunda kaşıntı, burun akıntısı şeklinde ortaya çıkan alerjik belirtilere sebep olur. Reçeteli ilaçların yanı sıra süreci daha konforlu geçirebilmek ve alerji belirtilerini hafifletmek için D vitamini, C vitamini,  Omega-3 yağ asitleri, çörek otu yağı kapsülleri ve quercetin ön plana çıkmaktadır. Bu vitaminler ve takviyeler, bağışıklık sistemini dengelemeye ve vücudun alerjenlere verdiği tepkileri yumuşatmaya yardımcı olur.

Ultraviyole ışınlarına veya aşırı sıcağa bağlı olarak ciltte oluşan güneş ve sıcak alerjisinde koruyucu güneş ürünü kullanımında fayda vardır.

Böcek/Arı sokmaları haliyle yaz ayları ile birlikte artar. Özellikle alerjiye yatkın, hassas ciltli kişileri çok etkiler. Böyle bir durumda hemen soğuk uygulama yapmak cildi yatıştırır. Ancak öncesinde sinek ve böcek spreylerinin kullanımı koruyucu olacaktır. Reçete dahilinde antihistaminik ve antipuritik ilaçların kullanımı da gerekebilir.

Kişisel hijyene özellikle dikkat etmek kişilerin hassasiyetini azaltabilir. Dışarıdan eve gelindiğinde kıyafetlerin değiştirilmesi ve duş alınması faydalı olacaktır.

Herkese güzel, sağlıklı bir yaz dilerim.

Ecz. Özden ÇAĞLAR GÜREL

Güncelleme: 11 Haziran 2026 10:55
BENZER HABERLER
X