Murat Yılmaz ‘Sağlık turizminde en değerli sermaye itibardır’
15 Haziran 2026 10:34

Murat Yılmaz ‘Sağlık turizminde en değerli sermaye itibardır’

Pamukkale HTA Kurucusu Murat Yılmaz ‘Bizim anlayışımıza göre hasta ilişkisi tedavi tamamlandığında sona ermez; hasta tamamen sağlığına kavuşuncaya kadar devam eder. Sağlık turizminde en değerli sermaye para değil, itibardır’ dedi

Haber Merkezi Tüm haberleri

Pamukkale Health Tourism Agency (Pamukkale HTA) Kurucu Ortağı ve Yöneticisi Murat Yılmazyıldırım ile Röportaj sağlık turizmi üzerine bir röportaj gerçekleştirdik.

1- Türkiye, küresel sağlık turizminde çok önemli bir merkez haline geldi. Sizi bu sektöre adım atmaya yönelten temel motivasyon neydi ve şirketinizi bu rekabetçi pazarda diğerlerinden ayıran en belirgin özellikler nelerdir?

Türkiye son yıllarda sağlık altyapısı, ileri teknolojiye sahip hastaneleri, deneyimli uzman doktorları ve uluslararası standartlardaki sağlık hizmetleri sayesinde dünyanın en önemli sağlık turizmi merkezlerinden biri haline geldi. Beni bu sektöre yönlendiren temel motivasyon ise Türkiye'nin sahip olduğu bu büyük potansiyeli uluslararası hastalarla buluşturmak ve insanların kaliteli sağlık hizmetlerine güvenli şekilde erişmesine katkı sağlamaktı.

Pamukkale HTA olarak faaliyetlerimizin merkezinde CIS Bölgesi bulunmaktadır. Özellikle Kazakistan, Özbekistan, Kırgısıstan Azerbaycan ve Rusya'nın Kafkasya bölgesinden gelen hastalarla yoğun olarak çalışıyoruz. Yıllar içerisinde bu bölgelerde oluşturduğumuz güven ağı sayesinde hem bölgenin sağlık ihtiyaçlarını hem de hasta beklentilerini çok iyi analiz edebiliyoruz.

Bizi diğer firmalardan ayıran en önemli özellik, uzun yıllardır güvenle çalıştığımız uzman doktorlar ve uluslararası standartlarda hizmet veren sağlık kurumlarıyla kurduğumuz güçlü iş birlikleridir. Bizim önceliğimiz herhangi bir hastaneyi veya kurumu öne çıkarmak değil, her hasta için en doğru doktoru, en uygun sağlık kuruluşunu ve en etkili tedavi planını belirlemektir.

Sağlık turizminde en önemli unsur güvendir. Bu nedenle kısa vadeli ticari yaklaşımlar yerine uzun vadeli hasta memnuniyetine odaklanıyoruz. Hastalarımıza sadece tedavi organizasyonu değil, tedavi öncesinden başlayıp tedavi sonrasına kadar devam eden kapsamlı bir sağlık danışmanlığı hizmeti sunuyoruz.

PamukkaleHTAMuratYilmazyildirim

2- Yabancı bir ülkede sağlık hizmeti almak hastalar için ciddi bir güven eşiği gerektiriyor. Şirket olarak, bir hastanın ilk temas anından tedavi sonrasındaki (post-op) takip sürecine kadar sunduğunuz 'uçtan uca' hasta deneyimini nasıl yönetiyorsunuz?

Sağlık turizminde güven her şeyden önce gelir. Bu nedenle hastalarımızla ilk iletişim kurulduğu andan itibaren planlı, şeffaf ve profesyonel bir süreç yürütüyoruz.

Öncelikle hastanın mevcut sağlık durumunu değerlendiriyor, tıbbi raporlarını uzman doktorlarımızla inceliyor ve uygun tedavi seçeneklerini belirliyoruz. Ardından hastaya detaylı tedavi planı, süreç yönetimi ve maliyet bilgilerini sunuyoruz.

Tedavi kararı sonrasında uçak bileti organizasyonları, havaalanı transferleri, konaklama ve hastane süreçleri ekiplerimiz tarafından yönetiliyor. Uygun durumlarda hastalarımıza uçak bileti desteği de sağlıyoruz.

Ancak bizim için asıl önemli olan süreç tedavi sonrasında başlıyor. Hastalarımız ülkelerine döndükten sonra da iletişimimiz devam ediyor. Tedavi sonrasında ihtiyaç duyulan ilaçların temin edilmesi konusunda destek sağlıyor, kontrol süreçlerini organize ediyor ve online doktor görüşmelerini sürdürüyoruz.

Rusça başta olmak üzere CIS Bölgesi ülkelerinde konuşulan dillere hakim profesyonel ekiplerimiz hastalarımızla sürekli iletişim halinde bulunuyor. Hastalarımız herhangi bir sorun yaşadığında doğrudan kendi dilinde destek alabiliyor.

Özellikle online doktor görüşmeleri hasta güveninin oluşmasında çok önemli rol oynuyor. Hastalarımız tedavi sonrasında da doktorlarına ulaşabildiklerini ve sağlık durumlarının takip edildiğini gördüklerinde Türkiye'ye ve sağlık sistemimize olan güvenleri daha da güçleniyor.

Bizim anlayışımıza göre hasta ilişkisi tedavi tamamlandığında sona ermez; hasta tamamen sağlığına kavuşuncaya kadar devam eder.

3- Şu an dünyadan ve özellikle Avrupa/Orta Doğu pazarından en çok hangi tedavi branşlarına (örneğin; estetik, diş, obezite cerrahisi, onkoloji vb.) talep var? Pandemi sonrası dönemde hasta profili ve beklentileri nasıl değişti?

Pamukkale HTA olarak faaliyetlerimizin büyük bölümü CIS Bölgesi ülkelerinde yoğunlaşmaktadır. Bu nedenle hasta profilimiz de klasik sağlık turizmi algısındaki estetik veya kozmetik uygulamalardan ziyade ileri düzey teşhis ve tedavi gerektiren kompleks vakalardan oluşmaktadır.

Bugün CIS Bölgesi'nden Türkiye'ye en yoğun talep gördüğümüz branşların başında onkoloji gelmektedir. Özellikle kanser tanısı almış hastalar ikinci görüş almak, ileri teknoloji tedavi yöntemlerinden faydalanmak ve multidisipliner uzman ekipler tarafından değerlendirilmek amacıyla Türkiye'yi tercih etmektedir.

Bunun yanında diyabet tedavileri ve metabolik hastalıklar, obezite cerrahisi, beyin ve sinir cerrahisi, omurga cerrahisi, hematoloji ve lösemi tedavileri ile nörolojik hastalıklar en sık başvuru aldığımız alanlar arasında yer almaktadır.

Özellikle Parkinson hastalığı, epilepsi, hareket bozuklukları ve inme sonrası rehabilitasyon gibi nörolojik vakalarda son yıllarda belirgin bir artış gözlemliyoruz.

Pandemi sonrasında hasta beklentileri de önemli ölçüde değişti. Hastalar artık yalnızca tedavi almak istemiyor; doğru doktora ulaşmak, tedavi sürecini önceden detaylı şekilde öğrenmek ve tedavi sonrasında da takip edilmek istiyorlar.

Özellikle onkoloji, nöroşirürji, hematoloji ve omurga cerrahisi gibi kritik alanlarda hastalar sadece bir operasyon veya tedavi değil, uzun vadeli bir sağlık partneri arıyor. Bu nedenle online doktor görüşmeleri, ikinci görüş hizmetleri ve tedavi sonrası takip sistemleri sağlık turizminin ayrılmaz parçaları haline gelmiş durumda.

4- Medikal turizmde dijitalleşme süreçleri hızla yönlendiriyor. Yapay zeka destekli ön teşhis araçları, tele-sağlık (online konsültasyon) uygulamaları veya dijital hasta takip sistemleri şirketinizin operasyonlarında ne kadar yer kaplıyor?

Dijitalleşme artık sağlık turizminin ayrılmaz bir parçası haline geldi. Özellikle CIS Bölgesi gibi geniş bir coğrafyada faaliyet gösteren şirketler için teknoloji yalnızca bir tercih değil, aynı zamanda bir zorunluluk haline gelmiş durumda.

Bugün hastalarımızın önemli bir bölümü Türkiye'ye gelmeden önce online doktor görüşmeleri gerçekleştiriyor. Bu görüşmeler sayesinde hem doğru tedavi planlaması yapılabiliyor hem de hasta daha Türkiye'ye gelmeden doktoruyla güven ilişkisi kurabiliyor.

Dijital hasta takip sistemleri sayesinde süreçler daha hızlı, daha şeffaf ve daha verimli yönetilebiliyor. Hastalarımızın tedavi öncesi ve tedavi sonrası süreçlerini daha etkin takip edebiliyor, gerekli durumlarda doktorlarımızla hızlı koordinasyon sağlayabiliyoruz.

Yapay zekâ ve dijital dönüşüm konusunu ise yalnızca sağlık süreçleriyle sınırlı görmüyoruz. Açıkçası teknolojinin gelişim hızı artık tek bir kurumun veya yöneticinin bireysel olarak takip edebileceği seviyenin çok üzerinde. Bu nedenle yapay zekâ, dijital pazarlama, veri analizi ve süreç yönetimi gibi alanlarda uzman profesyonellerden danışmanlık desteği alıyoruz.

Bugün şirket içerisinde reklam ve pazarlama faaliyetlerinden hasta iletişimine, içerik üretiminden operasyonel süreçlere, kurumsal iletişimden veri analizine kadar birçok alanda yapay zekâ destekli sistemlerden faydalanıyoruz. Amacımız insan faktörünü ortadan kaldırmak değil; ekiplerimizin daha verimli çalışmasını, hastalarımıza daha hızlı geri dönüş yapılmasını ve hizmet kalitesinin sürekli geliştirilmesini sağlamak.

Önümüzdeki yıllarda yapay zekânın özellikle hasta yönlendirme, ön değerlendirme, kişiselleştirilmiş sağlık hizmetleri ve uluslararası hasta yönetimi alanlarında çok daha önemli bir rol üstleneceğini düşünüyoruz.

Pamukkale HTA olarak teknolojiyi insan ilişkilerinin yerine koymuyoruz. Ancak doğru kullanılan teknolojinin hasta memnuniyetini artıran, hizmet kalitesini yükselten ve uluslararası rekabet gücünü destekleyen çok önemli bir araç olduğuna inanıyoruz.

5- Hızla büyüyen her sektörde olduğu gibi sağlık turizminde de bazı merdiven altı yapılar veya dezenformasyonlar yaşanabiliyor. Sektördeki hizmet kalitesini korumak adına ne gibi yasal düzenlemelere, akreditasyonlara veya denetimlere ihtiyaç var?

Türkiye'nin sağlık turizmindeki başarısını sürdürebilmesi için kalite standartlarının sürekli yükseltilmesi gerektiğine inanıyorum.

Ne yazık ki sektörde hâlâ bazı merdiven altı acente veya ayakci gibi calisan yapılar faaliyet gösterebiliyor. Bu tür yapılar çoğu zaman hastalardan yüksek ücretler alıyor ancak süreci profesyonel şekilde yönetmek yerine hastayı doğrudan hastanenin tercümanına veya personeline bırakabiliyor.

Gerçek sağlık turizmi danışmanlığı ise hastanın yanında olmak, doğru doktoru ve doğru sağlık kurumunu belirlemek, süreci baştan sona yönetmek ve tedavi sonrasında da sorumluluk almaktır.

Bu nedenle sağlık turizmi yetki belgelerinin daha sık denetlenmesi, hasta haklarının korunması, şeffaf fiyatlandırma sistemlerinin yaygınlaştırılması ve uluslararası kalite standartlarının desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Özellikle CIS Bölgesi'nden gelen hastalar artık çok daha bilinçli hareket ediyor. Bu nedenle güvenilir ve kurumsal firmalar ön plana çıkarken kısa vadeli kazanç odaklı yapıların zamanla sistem dışında kalacağına inanıyorum.

6- Önümüzdeki 5 yıl için şirketinizi ve Türkiye’nin sağlık turizmi potansiyelini nerede görüyorsunuz? Radarınızda olan, yeni açılmayı planladığınız hedef pazarlar veya yeni hizmet alanları var mı?

Türkiye'nin önümüzdeki yıllarda dünya sağlık turizmindeki konumunu daha da güçlendireceğine inanıyorum.

Pamukkale HTA olarak hedefimiz yalnızca daha fazla hasta getirmek değil; CIS Bölgesi'nde güvenilirliği, profesyonelliği ve hizmet kalitesiyle referans gösterilen lider sağlık danışmanlığı markalarından biri olmaktır.

Bugün en güçlü olduğumuz bölgeler Kazakistan, Özbekistan, Azerbaycan - Kırgızıstanve Rusya'nın Kafkasya bölgesidir. Önümüzdeki dönemde CIS Bölgesi içerisindeki faaliyetlerimizi daha da büyütmeyi hedefliyoruz.

Ayrıca ikinci görüş hizmetleri, dijital sağlık danışmanlığı, rehabilitasyon programları, uzun dönem hasta takip sistemleri ve koruyucu sağlık hizmetleri önümüzdeki dönemde yatırım yapmayı planladığımız alanlar arasında yer alıyor.

Hedefimiz sadece hasta taşımak değil; CIS Bölgesi ile Türkiye arasında sağlık alanında kalıcı ve sürdürülebilir bir güven köprüsü oluşturmaktır.

7- Toparlayacak olursak; gerek Türkiye'de bu sektöre adım atmak isteyen girişimcilere gerekse tedavi için ülkemizi tercih etmeyi düşünen uluslararası hastalara son olarak neler söylemek istersiniz?

Sağlık turizmi yalnızca ticari bir faaliyet değildir. İnsan hayatına doğrudan dokunan ve yüksek sorumluluk gerektiren bir hizmet alanıdır.

Bu sektöre girmek isteyen girişimcilere tavsiyem; kısa vadeli kazanç yerine uzun vadeli güvene yatırım yapmalarıdır. Çünkü sağlık turizminde en değerli sermaye para değil, itibardır.

Uluslararası hastalara ise şunu söylemek isterim:

Türkiye bugün dünyanın en deneyimli uzman doktorlarına, en modern sağlık kurumlarına ve en gelişmiş sağlık altyapılarından birine sahiptir. Doğru sağlık partneriyle çalışıldığında hastalar hem güvenli hem de başarılı bir tedavi süreci yaşayabilirler.

Pamukkale HTA olarak misyonumuz yalnızca hastaları Türkiye'ye getirmek değil; onların sağlık yolculuğunda güvenilir bir çözüm ortağı olmaktır.

Çünkü biz sağlık turizmini bir ticaret olarak değil, insan hayatına dokunan uluslararası bir güven hizmeti olarak görüyoruz.

Pamukkale Health tourism agency  www.pamukkalehta.com 

Intstagram @medical_help_turkey @pamukkalehta_global

Whats app Call center +77056669933

Güncelleme: 15 Haziran 2026 10:54
BENZER HABERLER
X