Çift ve Cinsel Terapist
Klinik Psk. Berat Polat Çift ve Cinsel Terapist

Aynı Tartışmayı Neden Sürekli Yaşıyoruz?

29 Temmuz 2026 11:00
'Biz aslında her seferinde farklı bir konuda kavga ediyoruz'

Çiftlerle yapılan görüşmelerde bu cümleyi sıkça duyarız. Ancak konuşmalar derinleştikçe fark edilir ki değişen yalnızca tartışmanın konusu, değişmeyen ise altında yatan duygudur. Bir gün bulaşıklar, ertesi gün telefon kullanımı, başka bir gün aileler ya da para konuşulur. Görünürde farklı nedenler olsa da tartışmanın merkezinde çoğu zaman aynı ihtiyaç yer alır: anlaşılmak, değer görmek ve güvende hissetmek.

İlişkilerde tekrar eden çatışmaların temelinde çoğunlukla çözülememiş duygusal döngüler bulunur. Bir taraf kendini ihmal edilmiş hisseder ve yakınlaşmaya çalışır. Diğer taraf ise eleştirildiğini düşünerek geri çekilir ya da kendini savunmaya başlar. Yakınlaşma çabası arttıkça geri çekilme de artar. Geri çekilme arttıkça diğer taraf daha yüksek sesle kendini ifade etmeye çalışır. Böylece çiftler farkında olmadan aynı döngünün içine tekrar tekrar girer.

Bu noktada önemli olan, “Kim haklı?” sorusundan çok, “Bu tartışmanın altında hangi duygu var?” sorusunu sorabilmektir. Çünkü öfke çoğu zaman görünen duygudur. Onun altında ise incinmişlik, yalnızlık, reddedilme korkusu, değersizlik hissi ya da anlaşılmama duygusu bulunabilir. 

Bir başka etken de iletişim biçimidir. Tartışma sırasında kullanılan suçlayıcı ifadeler, genellemeler ve aşağılayıcı sözler çözüm üretmek yerine savunmayı artırır. “Sen zaten hep böylesin.”, “Hiç beni düşünmüyorsun.” ya da “Her şeyi ben yapıyorum.” gibi ifadeler, karşı tarafın kendini açıklamak yerine korumaya geçmesine neden olabilir.

Oysa aynı mesaj farklı bir dille ifade edildiğinde iletişim değişebilir. “Beni hiç dinlemiyorsun.” demek yerine “Konuşurken dinlenmediğimi hissediyorum ve bu beni üzüyor.” diyebilmek, karşı tarafın savunmaya geçme olasılığını azaltabilir. Duyguyu ifade etmek, suçlamaktan daha güçlü bir iletişim aracıdır. 

İlişkilerde çatışmanın hiç olmaması sağlıklı bir ilişkinin göstergesi değildir. Önemli olan, çatışmanın nasıl yönetildiğidir. Birbirini dinleyebilen, duygularını açıkça ifade edebilen ve çözüm arayabilen çiftler, yaşadıkları sorunlardan güçlenerek çıkabilirler. 

Tekrarlayan tartışmalar bazen yalnızca bugünü değil, geçmiş yaşam deneyimlerini de taşır. Çocuklukta sık eleştirilen biri, partnerinin basit bir uyarısını bile yoğun bir eleştiri olarak algılayabilir. Terk edilme deneyimi yaşamış biri ise küçük bir uzaklaşmayı bile ilişkinin biteceğine dair bir işaret gibi yorumlayabilir. Bu nedenle her tartışma, sadece o ana ait değildir; kişinin geçmiş yaşantıları da bugünkü tepkilerini şekillendirebilir. 

İlişkinizi değiştiren şey, kimin kazandığı değildir. Asıl değişim, birbirinizi rakip değil aynı soruna karşı birlikte çözüm arayan iki kişi olarak görebildiğinizde başlar.

Çünkü sağlıklı ilişkilerde amaç tartışmayı kazanmak değil, ilişkiyi koruyabilmektir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X