Ürolojik Onkolojide yeni dönem: Kanda kanser izini sürmek
06 Nisan 2026 08:10

Ürolojik Onkolojide yeni dönem: Kanda kanser izini sürmek

Ürolojik onkolojide artık sadece doku parçası değil, kanda ve idrarda dolaşan ‘tümör ayak izleri’ takip ediliyor. 2026 yılı itibarıyla klinik uygulamalarda ağırlığı artan ‘Sıvı Biyopsi’ yöntemi, prostat ve mesane kanserinde biyopsi iğnelerini tarihe gömmeye hazırlanıyor

Geleneksel yöntemlerde hastadan parça alınması (invaziv işlem) gerekirken, yeni nesil ctDNA (kanda dolaşan tümör DNA’sı) ve utDNA (idrarda saptan tümör DNA’sı) testleri sayesinde sadece bir tüp kan veya idrar örneği yeterli oluyor. Bu testler, vücutta henüz görüntüleme cihazlarının (MR/Tomografi) yakalayamayacağı kadar küçük olan kanserli hücrelerin "genetik kodlarını" deşifre ediyor.

‘Kişiye Özel’ İlaç Rehberi

Nisan 2026'daki son bilimsel veriler, bu moleküler haritalamanın sadece teşhis koymadığını, aynı zamanda hangi ilacın hangi hastada %100 işe yarayacağını da önceden söylediğini gösteriyor. Özellikle ileri evre prostat kanserinde uygulanan "Lutesyum bazlı radyoligand tedaviler", bu moleküler pusulalar sayesinde doğrudan kanserli hücrenin kapısını çalıyor; sağlıklı dokulara hiç dokunmadan sadece hedefi yok ediyor.

Ameliyat Sonrası ‘Sıfır Risk’ Takibi

Sıvı biyopsinin en büyük mucizesi ise ameliyat sonrası süreçte yaşanıyor. Ameliyattan aylar sonra kanda yapılan küçük bir tarama, "Hastalık tamamen bitti mi yoksa uykuda bekleyen hücreler var mı?" sorusuna yanıt veriyor. Uzmanlar, bu yöntemi "tıbbın erken uyarı sistemi" olarak tanımlıyor.

 

Güncelleme: 07 Nisan 2026 11:20
X