Op.Dr. Eda Şahin ‘Köklü Bir Zihniyet Değişimini Temsil Ediyor’
Ünlü Jinekolog Op.Dr. Eda Şahin ‘Sadece isim, hatta harf değişikliği gibi görünse de, köklü bir zihniyet değişimini temsil ediyor. Bu durumun hastalığın klinik takibine, tedavi protokollerine ve hatta hastanın tedavi uyumuna pozitif katkıda bulunacağına inanıyorum’ dedi
Yıllarca “yumurtalık kistleri” çağrışımıyla bilinen bir hastalık, 12 Mayıs 2026 tarihinde yayımlanan The Lancet makalesiyle resmi olarak yeniden adlandırıldı. Polikistik Over Sendromu (PCOS), artık Poliendokrin Metabolik Over Sendromu (PMOS) olarak anılacak.
Bizlerde Kadın sağlığının her aşamasında; kişiye özel, bilimsel ve modern yaklaşımla güvenilir bakım sunan, Vajinismus tedavisinden genital estetiğe, miyom-kist cerrahisinden gebelik ve doğuma kadar geniş yelpazede, kadınların ihtiyaçlarına odaklanan bütüncül çözümler üreten Ünlü Jinekolog Op.Dr. Eda Şahin ile PCOS&PMOS üzerine bir röportaj gerçekleştirdik.
‘BU KONUDAKİ FARKINDALIK HASTALIĞIN TANIMI İTİBARİYLE YETERSİZ KALIYORDU’
Tanımlama ve Vizyon Değişimi: Paylaşımınızda PCOS'un artık "PMOS" olarak adlandırıldığından bahsediyorsunuz. Bu isim değişikliği, sadece teknik bir terim güncellemesi mi, yoksa hastalığın klinik takibinde ve tedavi protokollerinde köklü bir zihniyet değişimini mi temsil ediyor?
Opr. Dr. Eda Şahin: Dünyada milyonlarda kadını etkileyen ve klinik pratikte de sıkça karşılaştığımız Polikistik Over Sendromu (PCOS)’un uluslararası konsensusla kabul gören yeni adı Poliendokrin Metabolik Over Sendromu(PMOS). Bugüne kadar ismi itibariyle asıl sorun “kistler” gibi algılansa da; gerçekte metabolik, hormonal,üreme sağlığını etkileyen, psikolojik hatta kardiyovasküler boyutları olan çok sistemli bir hastalıktan bahsediyoruz. Yani mesele kadının yalnızca adet düzensizliğini gidermek ya da ultrasonda çoklu kistlerin görünümünden kurtulmak değildir. İnsülin direncinden kilo yönetimine, ruh sağlığından uzun vadeli yaşam kalitesini artırmaya ve hatta kanser riskini azaltmaya uzanan çok yönlü ve sistematik bir tıbbi yönetim gerekliliği demektir. Bu konudaki farkındalık ne yazık ki hastalığın tanımı itibariyle yetersiz kalıyordu.
‘SADECE HARF DEĞİL KÖKLÜ BİR ZİHNİYET DEĞİŞİMİNİ TEMSİL EDİYOR’
Yıllardır bilimsel çevrelerde yeni bir tanım gerekliliği konuşulsa da; en somut adım 12 Mayıs 2026’da Lancet’te yayımlanan küresel konsensusla atılabildi. Bu konsensusun gücü yalnızca bilimsel doğrulukta değil; meşruiyetini geniş, çok katmanlı ve hasta dahil binlerce katılımdan alıyor. Elbette yeni terminolojinin Dünya Sağlık Örgütü tarafından kabul edilmesi, kılavuzların ve ICD kodlarının değiştirilmesi için bu yalnızca ilk adım. Ama şu aşamadaki değişiklik bile dünya çapında farkındalık yaratmaya yetmiş gibi görünüyor. Kısacası sadece isim değişikliği hatta harf değişikliği (?!) gibi görünse de, köklü bir zihniyet değişimini temsil ediyor. Bu durumun hastalığın klinik takibine, tedavi protokollerine ve hatta hastanın tedavi uyumuna pozitif katkıda bulunacağına inanıyorum.

‘KADERİNİ DEĞİŞTİRİRSİNİZ’
Yanlış Anlaşılmalar ve Psikolojik Yük: Yazınızda hastaların "kendini iradesiz hissetmesi" gibi bir noktaya değinmişsiniz. PMOS tanımı, hastaların üzerindeki bu "başaramama" hissini ve toplumsal önyargıları kırmada nasıl bir rol oynayacak?
Opr. Dr. Eda Şahin: Sadece bir hekim olarak değil; bir kadın olarak şunu içtenlikle söyleyebilirim. PKOS’ta (yeni adıyla PMOS), asıl sorun adetlerin düzensizliği ya da ultrasonda kistlerin görünümü değildir. Hormonların bazen laboratuar testine yansıyan anormal sonuçları bile olmayabilir. Asıl problem kadının bu hastalıkla yaşamaya alışmasıdır. Tedavilerin tek yönlü ve yetersiz kaldığı, eğitim ve farkındalığın olmadığı yerde, bu hastalık sıradanlaşır. Kadının hayatının bir parçası haline gelir. Kendini bu şekilde kabul eder. Kilo vermek ister. Defalarca denediği halde veremez. Verse bile hızla daha fazlasını geri alır. Tüylenme ve sivilcelenmeyi, cilt problemlerini, saç dökülmesini, yorgunluğunu, keyifsizliğini, kaybettiği özgüveni kaderden sanır. Ama bir kadına kilo verememesinin iradesizlikten değil hastalığın yol açtığı insülin direnci ve metabolik etkilerden kaynaklandığını öğretebilirseniz, sadece zayıflamasını sağlamakla kalmaz kaderini de değiştirirsiniz.
‘BİR ÇOK HASTALIKTA BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM SERGİLİYORUZ’
Bütüncül Yaklaşım Nedir?: Mücadelenizde "bütüncül yaklaşımı" vurguluyorsunuz. PMOS tanısı alan bir kadında sadece jinekolojik değil; metabolik, hormonal ve ruhsal sağlığı kapsayan bir tedavi planı nasıl kurgulanmalı?
Opr. Dr. Eda Şahin: PKOS (PMOS), jinekolojik bir hastalık olarak düşünülse de, sağlık profesyonelleri tarafından çok yönlü yaklaşım gerektirmektedir. Bir çok hekimin halihazırda tedavi prensibi bu şekildedir. Sadece PKOS(PMOS)’ta değil jinekolojik kanserler de dahil olmak üzere bugün bir çok hastalıkta bütüncül yaklaşım sergiliyoruz. Çünkü sağlığın sadece bedensel değil; aynı zamanda psikolojik ve ruhsal tam bir iyilik hali olduğunu biliyoruz. PKOS(PMOS)’ta bu durum çok daha önem arz ediyor. Sadece hormon düzenleyici ilaçlarla tedavi edilmesi gerektiğini düşünen bir kadının tedavi ve takipten kopuşu da çok hızlı oluyor. Üstelik hormon ihtiva eden ilaçlara karşı toplumda ciddi bir önyargı varken bunu sağlamak çok daha zor. Bir çok PMOS’lu kadın Dermatoloji, Kardiyoloji, Obezite kliniklerinde hastalığın sebebi değil sonuçlarını tedavi etmeye çalışıyor! Elbette bu da sağlık yükünü artıran, gereksiz ilaç kullanımı ve sağlık hizmeti maliyetine yol açan beyhude bir çaba. Halbuki hastalığa bütüncül yaklaşım gerekliliğini kabul ettirebilen ve bunu uygulayan bir hekim olabilirsek, tedavi uyumsuzluğu dahil bir çok sorunla da başedebiliriz. Bunun için yapılması gereken multidisipliner tedavi ki; bu bazen birden fazla branş hekimini de içerebilir. Yani sadece Jinekolog değil, gerektiğinde hekim konsensusu ya da hekimin bu konuda branşını genişletmesi gerekiyor.
‘İYİ BİR HEKİM HER ŞEYİ BİLEN HEKİM DEMEK DEĞİL’
Semptomların Çeşitliliği: Kilo vermekte zorluk, saç dökülmesi ve cilt problemleri gibi birbirinden farklı görünen şikayetlerin PMOS çatısı altında toplanması, multidisipliner bir çalışma gerektiriyor mu? Hangi branşlar bu süreçte bir arada olmalı?
Opr. Dr. Eda Şahin: Tıpta branşlaşma, hastalıklar konusunda yetkinliklerimizi artırıyor. Ancak aynı zamanda sınırlıyor da. Genel tıp eğitiminden sonra belli branş üzerine alınan eğitim, çok yönlü hastalıkların tedavisinde konsültasyon ihtiyacı doğurabiliyor. İyi bir hekim her şeyi bilen hekim demek değil, hastalığın tedavisi için tüm sorumlulukları yerine getiren hekimdir. Gerektiğinde Dermatoloji, Endokrinoloji, Dahiliye, Beslenme ve Diyetetik, Psikiyatri gibi uzman görüş desteği alınabilir. Ben şahsen bunu bile yetersiz düşünüp; cinsel terapi, fitoterapi, aromaterapi, medikal estetik alanlarında da eğitim alma ihtiyacı duydum.
‘ÇOK DAHA AYDINLIK BİR GELECEK VADEDİYOR’
Tanı ve Hayat Kalitesi: ‘Bazen bir isim tanıyı, tanı da hayatı değiştirir’ demişsiniz. PMOS isminin doğru anlaşılması, hastaların tanı alma süresini kısaltabilir mi ve bu durum uzun vadeli sağlık çıktılarını (diyabet, kalp sağlığı vb.) nasıl etkiler?
Opr. Dr. Eda Şahin: PMOS’ta tam olarak çözülmemiş bir çok vaka, tedavi ihtiyacı olduğunu bile farketmemiş bir çok kadın mevcut. İsmi ne olursa olsun; asıl değişmesi gereken bu hastalığın multifaktöryel etkilerinin anlaşılmasıydı. İsim değişikliği bu konuda atılan belki de ilk adım. Daha çok değiştirmemiz gereken faktör var. Bilim, sağlık ve teknoloji alanındaki gelişmeler bize bu konuda çok daha aydınlık bir gelecek vadediyor. Yeter ki bunu doğru anlamayı ve kullanmayı bilelim. Eğer bunu başarabilirsek, ilerleyen yıllarda PMOS dahil olmak üzere, Diyabet, Kardiyovasküler Hastalıklar gibi bir çok kronik hastalığı hatta kanserleri bile önleyecek yetkinliğe ulaşabiliriz.
‘YALNIZ DEĞİLSİNİZ’
Hastalara Mesaj: Hastalara "Sorun siz değilsiniz" diyerek önemli bir destek veriyorsunuz. Tanı aşamasında olan veya belirtilerle tek başına savaşan kadınlara, uzman gözüyle ilk adımları ne olmalı?
Opr. Dr. Eda Şahin: Ben bir kadın jinekolog ve aynı zamanda 2 küçük kız çocuğu annesiyim. Kızlarıma vakti geldiğinde nasıl ki; adet sancısı çektiği, kilo veremediği, başarısız ya da özgüvensiz hissettiği anlarda “Kadınlarda normaldir,olur bunlar” Deyip de sıkıntılarına razı gelmeyeceksem hastalarımda da bu böyledir. Bir çok sağlık sorunu hekime bile ihtiyaç kalmadan eğitim, farkındalık ve yaşam tarzı ile çözülebilir. Bu nedenle bilhassa kızlarımız çok okumalı, çok anlamalı ve hakettiği bir yaşam tarzı sürmeli. Geri kalan her türlü sıkıntıyı(tırnağı bile kırılsa), eğer ki tek başına çözemediyse yalnız olmadığını bilerek biz hekimlerden destek almaktan çekinmemeli.
- Toplam 1 yorum
Lale 12:06 - 17 Mayıs 2026
Harikasınız Eda hanım