Türk Toraks Derneği’nden Kritik ‘Hantavirüs’ Uyarısı
Türk Toraks Derneği, kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaşan ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen Hantavirüs enfeksiyonlarına karşı toplumu bilgilendiren bir basın bildirisi yayımladı. Özellikle kapalı ve nemli alanlarda artan bulaş riskine dikkat çeken uzmanlar, uyarılarda bulunarak korunma yöntemlerini sıraladı
Türk Toraks Derneği yayımladığı basın bildirisinde ‘Hantavirüs’ hakkında uyarılarda bulunarak korunma yöntemlerini sıraladı
İşte Türk Toraks Derneği’nin o basın bildirisi:
Türk Toraks Derneği Solunum Sistemi Enfeksiyonları Çalışma Grubu "Hantavirüs Enfeksiyonları" Basın Bildirisi
Hantavirüsler, Bunyaviridae ailesinin Hantavirus cinsinde yer alan, başlıca kemiriciler (rodentler) aracılığıyla bulaşan zarflı RNA virüsleridir. Her hantavirüs tipi belirli bir kemirici türü ile ilişkilidir ve virüs doğada bu kemirgenler aracılığıyla dolaşımını sürdürmektedir. Günümüze kadar çok sayıda hantavirüs tipi tanımlanmış olup, bunların en az 20'sinin insanlarda enfeksiyon etkeni olduğu gösterilmiştir.
‘Bulaş Riski Artmaktadır’
Kemiricilerde enfeksiyon çoğunlukla asemptomatik seyretmekte; ancak virüs idrar, dışkı ve tükürük aracılığıyla aylarca çevreye yayılabilmektedir. İnsanlara bulaş en sık enfekte kemirgen sekresyonları ile bulaşmış olan toz partiküllerinin solunması sonucu gerçekleşmektedir. Özellikle uzun süre kapalı kalmış depo, bodrum, ahır, samanlık ve kırsal alanların temizliği sırasında bulaş riski artmaktadır.
Hantavirüsler insanlarda başlıca iki klinik tabloya yol açmaktadır:
- Renal Sendromla Seyreden Kanamalı Ateş (RSKA/HFRS)
- Hantavirüs Pulmoner/Kardiyopulmoner Sendromu (HPS/HCPS)
Amerika kıtasında görülen Sin Nombre virüsü, Andes virüsü, Laguna Negra virüsü ve New York virüsü gibi hantavirüs tipleri daha çok HPS tablosuna neden olmakta ve mortalite oranları yaklaşık %30'a ulaşabilmektedir. Avrupa ve Asya’da görülen Hantaan virüsü (HTNV), Seoul virüsü, Dobrava virüsü (DOBV) ve Puumala virüsü ise çoğunlukla RSKA tablosuna yol açmaktadır. HTNV ve DOBV ile gelişen enfeksiyonlar daha ağır seyretmekte ve ölüm oranı %5-10 arasında bildirilmektedir.
3-5 Gün Süren Ateş, Kas Ağrısı, Baş Ağrısı, Öksürük...
HPS formunda 3-5 gün süren ateş, kas ağrısı, baş ağrısı, öksürük, nefes darlığı ve solunum yetmezliğine kadar ilerleyen klinik tablo olabilmektedir. RSKA formunda inkübasyon süresi genellikle 10-42 gün arasında olup ortalama yaklaşık 3 haftadır. Hastalık çoğunlukla yüksek ateş, halsizlik, iştahsızlık, baş ağrısı, kas ağrıları, bulantı, kusma ve karın ağrısı ile başlamaktadır. Ağır olgularda şok tablosu, böbrek yetmezliği ve kanama gelişebilmektedir.
Bulanık Görme, Çift Görme Ve Geçici Görme Kaybı
Hastalığın en belirgin organ tutulumlarından biri böbreklerdir. Bazı hastalarda diyaliz gereksinimi ortaya çıkabilmektedir. Ayrıca akciğer tutulumu, solunum sıkıntısı, kardiyak bulgular ve nadiren nörolojik komplikasyonlar görülebilmektedir. Özellikle bulanık görme, çift görme ve geçici görme kaybı gibi bulgular bazı hantavirüs enfeksiyonlarında dikkat çekici olabilir.
‘Günümüzde Özgül Bir Tedavi Veya Aşı Bulunmamaktadır’
Tanı; klinik bulgular, epidemiyolojik temas öyküsü, serolojik testler ve moleküler yöntemlerle konulmaktadır. Günümüzde özgül bir tedavi veya aşı bulunmamaktadır. Tedavi büyük ölçüde destek tedavisine dayanmaktadır. Ağır olgularda yoğun bakım desteği, böbrek destekleyici tedaviler gerekebilmektedir.
‘Doğrudan Temastan Kaçınılmalıdır’
Korunmada temel yaklaşım kemirgenlerle temasın azaltılmasıdır. Kapalı alanlar temizlenmeden önce havalandırılmalı, süpürme yerine yüzeyler nemlendirilerek temizlenmeli, maske ve eldiven kullanılmalı ve kemirgen dışkısı ile doğrudan temastan kaçınılmalıdır.
Türk Toraks Derneği olarak toplumda gereksiz panik oluşturulmaksızın, bilimsel bilgiye dayalı farkındalığın artırılmasını ve korunma önlemlerinin yaygınlaştırılmasını önemsiyoruz. Kemirgen teması sonrası gelişen ateş, nefes darlığı, ciddi halsizlik veya böbrek şikayetleri varlığında sağlık kuruluşuna başvurulması önerilmektedir.
Türk Toraks Derneği