KÜTLET(ME)
“Hocam beni bir kütletir misiniz?”
Manuel terapiyle çalışan bir fizyoterapistin en sık duyduğu cümlelerden biri olabilir.
Eklem manipülasyonu sırasında duyulan o karakteristik ses, birçok kişide seansın başarılı geçtiği hissini yaratıyor. Ses ne kadar belirginse yapılan işlemin o kadar etkili olduğu; ses çıkmadıysa “bir şey yerine oturmadığı” düşünülüyor.
Oysa duyduğunuz ses, bir kemiğin yerine oturduğunun kanıtı değildir.
Manipülasyon sırasında eklem yüzeylerinin hızla ayrılmasıyla eklem içindeki basınç değişir ve kavitasyonla ilişkili bir ses oluşabilir. Bu nedenle “kütleme”, yapılan uygulamanın kendisinden çok uygulama sırasında ortaya çıkabilen bir olaydır.
Peki manipülasyon gereksiz mi?
Hayır.
Uygun kişide, doğru değerlendirme sonrasında kullanılan manuel terapi ve manipülasyon teknikleri; özellikle bazı kas-iskelet sistemi problemlerinde ağrı ve hareket fonksiyonunda kısa dönemli değişiklikler sağlayabilir.
Sorun manipülasyon yapmak değil.
Sorun, bütün seansı manipülasyona indirgemek.
Çünkü bir eklemden ses çıkması;
fıtığın kaybolduğu, omurganın hizalandığı, sinirin serbest kaldığı, postürün düzeldiği veya problemin kaynağının ortadan kalktığı anlamına gelmez.
“Ama kütleyince çok rahatlıyorum.”
Olabilirsiniz.
Bunu küçümsemek de doğru değil.
Bir uygulama sonrasında ağrının azalması veya hareketin daha rahat hissedilmesi gerçek bir deneyimdir. Ancak rahatlama ile kalıcı yapısal değişikliği birbirinden ayırmak gerekir.
Asıl soru şu olmalı:
O seanstan sonra ne değişti?
Başınızı daha rahat çevirebiliyor musunuz?
Belirli bir hareket artık daha mı kolay?
Korktuğunuz harekete yeniden yaklaşabiliyor musunuz?
Günlük yaşamınızdaki fonksiyonunuz değişiyor mu?
Çünkü fizyoterapide amaç güzel bir ses çıkarmak değil; anlamlı bir fonksiyon değişikliği oluşturmaktır.
Her seansta aynı yeri kütletme ihtiyacı
Burada başka bir problem başlıyor.
“Boynum kütlemeden rahatlamıyor.”
“Belimi biri açmazsa kilitleniyorum.”
“Haftada bir mutlaka düzeltilmem gerekiyor.”
Bu düşünceler zamanla kişinin kendi bedenine olan güvenini azaltabilir.
Oysa omurganız sürekli yerinden çıkan ve bir başkasının tekrar yerine koyması gereken kırılgan bir yapı değildir.
Manuel terapi gerektiğinde kullanılabilecek araçlardan biridir.
Ama rehabilitasyonun ilerleyen döneminde hedef, kişinin sürekli pasif bir uygulamaya ihtiyaç duymadan hareket edebilmesi olmalıdır.
Kütlet(me).
Bazen manipülasyon yaparım.
Bazen mobilizasyon.
Bazen hiçbirine ihtiyaç görmem.
Çünkü teknik, değerlendirmeden sonra seçilir; danışan kapıdan girerken seçilmiş olmaz.
Seansın sonunda duyduğumuz sese değil, başında yapamadığınız hangi şeyi sonunda daha iyi yapabildiğinize bakarım.
Belki de manuel terapide sormamız gereken soru:
“Kütledi mi?” değil,
“Ne değişti?” olmalı.
Fzt. Ulaş Akdoğan
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- MR Raporunuz Siz Değilsiniz 23 Ağustos 2026 Pazar
- ‘Yüzme İyi Gelir’ ve Diğer Ezberler 17 Ağustos 2026 Pazartesi
- ‘Dik Dur!’ Demek Neden Yetmiyor? 14 Ağustos 2026 Cuma