SAHİM-SEN Gen. Bşk. Özlem Akarken
SAHİM-SEN Gen. Bşk. Özlem Akarken

Günümüz Yarınlarımız

19 Mayıs 2026 16:46
Hoca Ahmed Yesevi ne demiş zamanında ‘Kitaba eğilmiş çocuk , aşını pişiren kadın, tarlasını süren çiftçi, tezgahtaki sanatkar fenalık düşünmeye vakit bulamaz’

Bazı cümleler vardır… Söylendiği gün anlamı olmaz zamanla anlamı çok iyi anlaşılır. Geldiğimiz noktada zaman geçer ,döner gelir sözler o kadar şey anlatır ki ;bugün memur işçi çalışanı emeklisi, çiftçisi , esnafı,öğrencisi yarınından beklentisi bitiyor  umudu tükeniyor.

 Etrafta bir sarmal ve hayatın duvarında yankılanıyor. Hak hukuk adalet liyakat dediğimiz bu yolda  istediğimiz tek şey ise  toplumun refah içinde yaşamasından  başka bir şey değil aslında. Her gün değişen gündemler ya da çizilen gösterilen pembe tablolar, bir türlü doğru yapılmayan yanlışlar, maalesef refahı sağlamıyor. Günden güne geçim daha zor oluyor. Krediler, ek hesaplar döngüye artık yetmiyor. Orta direk diye bir zümre kalmadı.

Bir bayram daha yaklaşıyor ama eski bayramlar gibi bayramların tadı yok. Bayram sadece tatil olarak değerlendiriliyor, tatil dediğime bakmayın bir yere gitmek olarak sakın algılanmasın ,gitmek gezmek bile yavaş yavaş hayal oldu. Yorgun düşen bedeni dinlendirmek olarak algılanıyor  artık bayramlar.

Şiddet ise; toplumumuzda giderek azalacağına etkin politikalarla biteceğine her geçen gün  artıyor. Toplumumuzda silah sayısının artışına neden olan politikalar , silahlanma savunucuları ,maalesef son zamanlarda kaybettiklerimizi görünce sözün bittiği yerdeyiz diyoruz.  Televizyon ekranında içki ve sigarayı ‘’insan sağlığına zararlı’’ olduğu için mozaiklerken, silahı normalleştiren durumlar için de artık birkaç kelime etmemizin zamanı gelmiştir de geçiyor bile. Belki de her sözün bir zamanı var diye geçiştiriyoruz ama her geçen gün aleyhimize işliyor. Daha ne kadar can şiddetle bitecek yuvalar yıkılacak bilmiyoruz.  Acı ,ateş düştüğü yeri yakıyor.  Toplum ne zaman bu hale geldi bilmiyoruz sorular kafamızda dönüp duruyor ,her kesim çocukluğuna özlem duyar hale geldi. Yeni nesil ise anlattıklarımızı gülümseme ile dinliyor sadece.

Hayat her hamleyi önceden bilip her şeyi kontrol edebildiğimiz bir satranç oyunu değil. Hanene yeterli gelirin  girmesi lazım ihtiyaçları karşılamak , ayağını yorganına göre uzatmak için şart.

Bazen insan mükemmel olmayı bıraktığında gerçekleri gördüğünde ve yapılan haksızlıklarda bile adalet terazisinin eşit ve adil olarak işlemediğini gördüğünde  kendini buluyor. Çünkü hayat bir gün istemediğin bir anda zorlaşabiliyor. Toplum refah istiyor, emekli olduğunda kira ödemek istemiyor , toplum temiz siyaset istiyor, toplum eski siyasetçileri arıyor, toplum çocuklarının bilgisayar başında değil sokakta güvenle gezmesini oynamasını sosyal olmasını eskisi gibi aile hayatlarını görmek istiyor. Belki de yeniden başlamak yanlışları doğru yapmak için en doğru gün  bugündür deyip devlet büyüklerimizden etkin politikalar istiyoruz. Eğitim sağlık adalet eşit ve adil olsun. Liyakat ülkemize yarınlarımıza umut olsun.  Sendikal hayatta ise bizlere ışık olan  Kemal Türkler Dervişe Koçoğlu Akif Tutkaç gibi sendika başkanlarını görmek mücadele ruhunu iliklerimize kadar yaşamak tek temennimiz.

Biliyoruz ki; Allah’ın en değerli armağanı olan hayat, çok defa değişik meslek gruplarının ellerine teslim ediliyor. İşte hayatımızı teslim ettiğimiz meslekler başta olmak üzere tüm meslek gruplarında emeğe  ve eğitime saygının olduğu yarınları görmek dileğiyle, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ün izinden gidenler olarak her daim her zaman yolumuz aydınlık olsun.

Ne diyor; Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ‘’ Gençliği yetiştiriniz. Onlara bilim ve kültürün olumlu fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız. Özgür fikirler uygulamaya geçtiği zaman , Türk Milleti yükselecektir.’’ Gençlerimize sahip çıkalım onların doğru yolda ilerlemesini hedefleyelim seslerine ses olalım.

Bizler de inanıyoruz ki; refah içinde bir toplum sağlandığında ,  ihtiyaca göre belirlenmiş üniversite kontenjanları belirlendiğinde ,işçiye memura emekliye eğitime saygının olduğu bir zümre yaratıldığında, ülkemizin yarınları için  daha güçlü şekilde inşa edilecektir. Toplum olarak içe kapanmadan ,duygusal olarak uzaklaşmadan, yaşanan yükü artık kimseyle paylaşamaz hale gelmeden toplumun ruhsal yükünü yaşadığı kayıpları ve biriken bedenen yıpranmayı maddi manevi kayıp oluşturmadan yarınlara umutla bakalım. Umudumuzu yitirmediğimiz yarınlara…… Bayramımız kutlu olsun.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X