Doğru Güneş Ürünü Seçimi ve Kullanımı
Doğru ürünü bulabilmek için cevabını bulmamız gereken çokça soru vardır. Hasta/danışanın cilt analizi sonucu, mevcut ya da geçmiş hastalığı, varsa kullandığı ilaçlar, üründen beklentisi gibi noktaların bilinmesi gerekir. Eczacı ve eczane ekibi bu yönde gerekli verileri topladıktan sonra doğru ürünü doğru hasta ile buluşturabilir.
Hali hazırda raflarda mevcut profesyonel markaların ürün içerikleri dört radyasyona (UVB, UVA, Görünür Işık ve Kızılötesi) karşı etkilidir. Böylece ürünler sadece güneş yanığı gibi akut hasarları değil, DNA hasarı, cilt yaşlanması, cildin savunma kaybı ve güneş alerjileri gibi kısa ve uzun vadeli olumsuz etkileri önleyebilen koruma sağlar. Cildin yaşlanması, cilt lekeleri ve hatta olası cilt kanseri gibi durumlar da bu olumsuz etkiler içerisindedir. Yaşlanmanın cilt yüzeyindeki görünür halinin %80 oranında foto-yaşlanma sebepli olduğu ve cilt florasının da çevresel faktörlerle etkileşim içinde olduğu düşünüldüğünde güneş koruyucuların yılın her günü uygulanması gereken ürünler olduğunu ifade etmeliyim.
Güneş Filtreleri, Oral Yolla Korunma ve Güneş Sonrası Ürünler
Yaygın olarak titanyum dioksit ve çinko oksit içeren, ışığı yansıtarak bir ekran bariyeri oluşturan fiziksel veya mineral filtreler; ultraviyole güneş ışınımının emilimiyle reaksiyona girerek zararsız olan farklı bir dalga boyuna dönüştüren inorganik veya kimyasal filtreler ve hem antioksidan hem de restoratif biyolojik filtreler cildimiz için çalışır. Bunların yanı sıra ülkemizde çok da rağbet görmeyen; ancak olumlu etkilerini yadsıyamayacağımız güneş ürünü kullanımına ilave oral yolla güneş koruması ve güneş sonrası ürünlerden de bahsetmek gerekir. Özellikle kanser öyküsü, aşırı cilt hassasiyeti ve alerjisi, lekelenme problemi olan ve cerrahi bir işlem veya yaralanma sonrası iz kalmasını istemeyen kişilerin oral yolla korumayı da topikal korumayla birlikte kullanmaları bu hasta/danışan grubunun yararına olacaktır. Güneş sonrası ürünler de kızarıklığı giderip cildin nem kaybını önlerken, bronzluk süresini uzatır ve güneşin yıpratıcı etkilerine karşı cildi yeniden yapılandırmaya yardımcı olur.
Güneş Ürünü Kullanırken Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar
Gün doÄŸumu ile birlikte yılın her günü cildimiz güneÅŸ ışınına maruz kalır. 365 gün güneÅŸ kremi kullanma alışkanlığı yoktur, halbuki UVA ışınları gün boyunca ve yıl boyunca sabit kalır. Dikkat çekici bir baÅŸka nokta ise spot ışıklar ve mavi ekran ışınımının da cilt yüzeyinde zararlı etkileri olduÄŸudur. GüneÅŸ koruyucular bu dalga boylarında da cildi korurlar. Bu sebeple kapalı alanda çalışan kiÅŸilerin de bakım rutinleri içinde güneÅŸ koruyucu mutlaka yer almalıdır. Â
- Güneş ürünü maruziyetten 30 dakika kadar önce uygulanmalı, makyaj yapılacak ise güneş ürünü uygulandıktan 15-20 dakika sonra yapılmalıdır.
- Yeteri miktarda güneş koruyucu kullanmaya dikkat edilmelidir. Az olursa yetersiz kalacak, fazlasını ise cilt kusacaktır. Bir seferde çokça sürmek değil yeteri miktarda ürünle 2-3 saatte bir tekrar yapmak daha etkilidir.
- Güneş ürünü tüm cilt yüzeyine uygulanmalıdır.
- Terleme, yüzme ve kum, havlu ile temastan kaynaklı etkinlik kaybı olabilir.
- Cilt tipine uygun ürün seçilmemesi cilt yapısını bozabilir.
- Son kullanma tarihi geçmiş veya yanlış koşullarda saklanmış güneş ürünleri etkisiz olacaktır.
- Vücut için kullanılan güneş ürünü yüz için uygun olmayabilir. Özellikle bronzlaştırıcı güneş yağlarının en hızlı şekilde yıpranan ve lekelenmeye yatkın yüz ve eller için kullanımı uygun değildir.
- Çocuk ve bebeklerin ince cilt yapısına uygun, tamamen mineral filtre içeren ve kimyasal barındırmayan yüksek korumalı ürünlerin tercih edilmesi önemlidir.
- Erkek hasta/danışanlar tarafından özel bir durum söz konusu değilse mineral içerikli ürün kullanımı özellikle kıl köklerinde ürünün kalıntı bırakması ve zor sürülmesi sebebiyle hoş karşılanmaz. Daha çok şeffaf sprey ve su bazlı losyon formlar tercih edilmelidir.
Güneş Filtreli Ürünlerle Neden Uyunmaz?
Güneş filtreli ürünlerle yani SPF içerikli hiçbir ürünle uyunmamalıdır. Gün boyu cilde tutunan bu ürünler, cilt yüzeyinden toksin atılımını, cildin rejenerasyonunu aynı zamanda da cildin nefes almasını engeller. Bu durumda gözenekler tıkanırken akne ve siyah nokta oluşumuna zemin hazırlanmış olur. Cilt beslenemez, yorgun, sağlıksız bir görüntü ortaya çıkar.
Ürünü ciltten, cilt yapısına uygun temizleyici ile yıkayarak, ardından da tonik ya da misel suyla pamukla silerek uzaklaştırmak mümkündür. Cildin rejenerasyonu içinse temiz cilde birkaç dakika arayla uygulanacak bir serum ve arkasından da nemlendirici tavsiye edilir.
Ecz. Özden ÇAĞLAR GÜREL
Özden Çağlar Gürel Akademi
Â