Aromaterapi ve Fitoterapi
Yıllar içinde mikroorganizmalar sentetik ilaçları tanımış ve bunlara karşı da direnç geliştirmişlerdir; ancak aromaterapi yağları mikroorganizmaların da yapıtaşlarında bulunabildiğinden bunlara direnç kazanılması mümkün görünmemektedir.
Aromaterapi kullanırken esansiyel yağların cilt üzerine masajla uygulanması, buhar inhalasyonu veya aromatik difüzörler aracılığıyla kapalı ortamda dağıtılması gibi yöntemlerden yararlanılır.
Aynı zamanda aromaterapi, zihinsel netliği artırmada ve bazı sağlık sorunlarının tedavisine yardımcı olma amacıyla da kullanılır; ancak unutulmamalıdır ki aromaterapi tam anlamıyla tıbbi bir tedavi değildir ve bazı kişiler için yan etkilere neden olabilir. Aromaterapiye başvurmadan önce bir hekime ya da eczacıya danışılması gerekir.
Günümüzde Avrupa‘da bazı ülkelerde ödeme kapsamına alınmış olan bir tedavi yöntemidir. Ülkemizde aromaterapi, daha çok kozmetik ve masajla gündeme gelmiş, şifa olarak kullanımı yıllarca alternatif tıp olarak adlandırılmış, piyasada yeterince temiz tıbbi yağ bulunamaması sebebiyle de fazla uygulanmamış, ayrıca hekim ve eczacılar dışında işinin ehli olmayan kişilerce de suistimale uğramıştır. Ülkemizde de bu konuda farkındalığın artması ve zengin topraklarımızdan elde edilen hammaddelerin üretim teknolojilerinin de iyileşmesi ile kalitesi ve çeşitliliği artan aromaterapötik yağlar günde güne daha fazla hekim ve eczacı tarafından önerilmekte ve kullanılmaktadır.
Fitoterapi ise bitkisel ilaçların tıpta kullanılmasıdır. Her bir bitkide bulunan yüzlerce bileşiğe dayalı tedavi çok eski tarihlere dayanmaktadır. Antik Yunanca’daki bitki (fito) ve tedavi (terapi) sözcüklerinden oluşur. Fitoterapi geleneksel Avrupa natüropatisinin ve Çin tıbbının önemli bir parçasıdır. Fitoterapi ile bitkisel ilaçlar kullanılarak, bitkilerde bulunan bileşiklerin bütüncül etkilerinden yararlanılır ve tedaviye destek amaçlanır. Yüzyıllar boyunca gelişen fitoterapide, şifalı bitkiler hem geleneksel hem de modern ekstraksiyon yöntemleri kullanılarak pratik ve etkili ürünler şeklinde uygulanır. Aktif bitki bileşenleri; çaylar, tentürler, merhemler, yağlar, losyonlar oluşturmak için özütlenir ve işlenir. Bununla birlikte bazı bitkisel ürünlerin kullanıcılar üzerinde ciddi yan etkilere neden olabileceğini göz ardı edemeyiz. Bitkisel ürünler ilaçlardan daha güvenli şeklindeki düşünce doğru bir yaklaşım değildir. Yine konunun uzmanı olmayan kişilerin danışmanlığında uygulamaması gerektiğini hatırlatmak yerinde olacaktır.
Fitoterapi uygulamaları kişiye göre değişir. Her bireyin genel sağlık durumu, vücut yapısı, metabolik farklılıkları olabileceğinden kişiye özel tedavi planı çıkarılmalıdır. Dolayısı ile fitoterapi uzmanlık gerektirir. Rasyonel, kanıta dayalı, allopatik (heteropatik-hastalığa göre ilaç seçilmesi) bir tedavi yöntemidir. Fitoterapide biyolojik etki ya da etkilerden hangi etken maddelerin sorumlu olduğu bilinmektedir.
Çin, Hindistan ve Nepal dahil olmak üzere bazı ülkeler de geleneksel tıp hizmetleri kapsamına giren bitkisel ilaçlar için geniş bir sağlık sigortası imkanı sunmaktadır. Ancak dünyanın diğer birçok yerinde bu tür ürünler sağlık hizmetlerine veya sağlık sigortası programlarına entegre edilmemiştir. Bunlar bizim ülkemizde de olduğu gibi daha çok hasta/danışanın özel tercihine göre satışa sunulan, genellikle reçetesiz sunulan ürünlerdir.
Bitkisel ilaçlar ve/veya takviyeler, alınan reçetesiz veya reçeteli ilaçlarla, ilaçların etkinliğini azaltabilecek veya yan etkilerini artırabilecek şekilde etkileşime girebilir.
Fitoterapinin alternatif bir tedavi yöntemi olduğu düşüncesi doğru değildir. Fitoterapi destekleyici veya tamamlayıcı tedavi şeklidir. Örneğin şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kanser ve kalp rahatsızlıklarında bitkisel tedavi ancak normal tedavi sürecine yardımcı amaçlı hekim ve eczacıdan onay alındığı takdirde uygulanabilir.
Piyasada halihazırda mevcut kullanıma sunulan ürünlerin pek çoğunun yeterliliği de tartışmaya açık olup hem aromaterapi hem de fitoterapi için temiz ve etkin içeriğe sahip ürünlerin temini, ürünlerin kişiye özel seçimleri, uygulama teknikleri ve doz ayarlamalarının meslek erbabı kişilerce yapıldığı takdirde hasta/danışanların da fayda sağlayabilecekleri bir gerçektir.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Yaz Gribi ve Alerji 10 Haziran 2026 Çarşamba
- Doğru Güneş Ürünü Seçimi ve Kullanımı 24 Mayıs 2026 Pazar