Fizyoterapist
Deniz Ulaş Akdoğan

Ağrın azaldı. Peki hayatına dönebildin mi?

25 Eylül 2026 09:56
'Geçen ay ağrınız kaçtı, bugün kaç?'

Bu soruyu sormak kolay. Cevabı da tek bir rakam: “Sekizdi, dörde düştü.” Güzel bir gelişme. Fakat görüşme burada biterse asıl hikâyeyi kaçırabiliriz.

Çünkü o kişi hâlâ çocuğunu kucağına almaktan çekiniyor olabilir. İşe yürüyerek gitmek yerine yolunu uzatıp arabaya biniyor olabilir. Arkadaşlarıyla buluşmayı, oturup kalkarken zorlanırım diye erteliyor olabilir. Ağrısı azalmıştır ama hayatı hâlâ ağrının etrafında dönüyordur. 

Bir de tersini düşünelim. Ağrısı tamamen geçmemiş biri, haftalar sonra ilk kez pazara gidip poşetlerini eve taşıyabiliyor. Önceden kaçındığı kısa bir yolculuğu yapabiliyor. “Yaparsam kötüleşir mi?” düşüncesi her kararının önüne geçmiyor. Onun ilerlemesini yalnızca ağrı puanına bakarak görebilir miyiz? 

Bence fizyoterapide şu soruyu daha sık sormalıyız: “Yeniden ne yapabilmek istiyorsunuz?” 

Cevap herkes için farklıdır. Birinin hedefi merdiven çıkmak, diğerinin uzun süre ayakta çalışmak, bir başkasının torunuyla yerde oyun oynamaktır. Bu hedefleri bilince ilerlemeyi de daha anlamlı biçimde takip edebiliriz: O hareketi yapabiliyor mu? Ne kadar süre yapabiliyor? Sonrasında günlük yaşamına devam edebiliyor mu? 

Elbette ağrıyı ciddiye alırız. Ağrıdaki değişim değerlidir; yeni veya değişen yakınmalar da ayrıca değerlendirilmelidir. Ama insanın yaşamını tek bir sayı anlatmaz. Dünya Sağlık Örgütü de rehabilitasyonu, kişinin günlük işlerde bağımsızlığını ve iş, aile, sosyal yaşam gibi alanlara katılımını destekleme çerçevesinde tanımlar. (who.int, who.int) 

Bu yüzden bir sonraki görüşmede “Ağrım ne kadar azaldı?” sorusunun yanına bir soru daha koyun: 

“Ağrı yüzünden bıraktığım neleri yeniden yapmaya başladım?” 

Bazen ilerlemenin en anlamlı cevabı bir rakam değildir. Yeniden gidilen bir yürüyüş, korkmadan taşınan bir poşet ya da kabul edilen bir buluşmadır. 

Fzt.Ulaş Akdoğan

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X