Sizi “Ben Güzelim Ya Sen” adlı kitabınızı yazmaya iten şey ne idi?
Bir gazetenin ön sayfasında, eşim ve kızlarımla resmimiz çıkmıştı. Hangisi eşi diye bir başlık atmışlardı. Sonra yine aynı gazete ile üç gün yayınlanan bir röportaj dizisi yaptık. Benim nasıl bu kadar genç kaldığım ve nasıl yaşadığımla ilgiliydi. Epsilon yayın evinin sahibi Ömer Bey beni davet ederek, sağlıklı yaşamak ve genç kalmakla ilgili bir kitap hazırlamamı istedi. Kitabımızda hem bilimsel araştırmalar hem de benim uygulamalarıma yer verdik.504 sayfalık güzel bir eser çıktı ortaya… Ve en iyi satan kitaplar arsında yerini alması bizi çok mutlu etti…
Yakın zamanda yeni kitabınızı görebilecek miyiz?
İnşallah hep birlikte görebileceğiz… İsmi; MUHTEŞEM BİR KADIN OLDUĞUNU UNUTMA olacak…
Canten Kaya ile Kanal 1 ‘de sunduğunuz “İyi Günde Kötü Günde” projesini nasıl hayata geçirdiniz?
Canten Kaya ile ilgili proje, Kanal 1 yönetimine aittir… Gerçekten Ülkemizde ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızdan çok ilgi gören bir program oldu…
İnsanlar sizi dertlerini paylaşabileceği Oya Abla’sı olarak görmeye başladı, bunu neye bağlıyorsunuz?
Posta gazetesi genel yayın yönetmeni sevgili;Rifat Ababay’ın büyük desteği ve inancı ile Oya abla oldum…Onun hakkını ödemem mümkün değil…Abla olmayı ve her yaş grubundan okurum olmasını çeşitli nedenlere bağlıyorum; En başta yaşantıma tabii ki..Sonra inanılır ve güvenilir ve samimi bir insan olmama …Ve de duruşuma…İnsanlar somut örnek görmek istiyorlar karşılarında… Sen anlatıyorsun ama nasıl yaşıyorsun diyorlar… Bunun yanında bilgi birikiminiz ve tecrübeniz olması gerekir… Kişisel gelişim ile ilgili 25 yıl kesintisiz eğitim aldım ben, hem de haftanın en az beş günü…
Posta gazetesinde ve TV programların da bilgilerimi paylaşma imkanı bulduğum ve bir nebze de olsa dertlere derman olabildiğim için büyük bir şükür içerisindeyim ve Allah’a teşekkür ediyorum.. Çünkü en büyük isteğim buydu…
Kırık kalp sendromu hastalığı ile mücadele ediyorsunuz. Okuyucularımıza bu hastalık ve tedavi yöntemleri ile alakalı bilgi verir misiniz?
Kırık kalp sendromu diye bir hastalığın varlığını bende ilk kez, bana konulan tanı olduğu için duydum. Şikâyetlerim nedeni ile Türk Kalp Vakfına gitmiştim. Orada değerli Profesör Filiz Hanım, yaptırdığı araştırmalar sonucu bu teşhisi koydu… Kadınlar da görülen bir rahatsızlık. Yaşanan duygusal travma ve şoklardan sonra ortaya çıkıyor. Kalbin yapısını bozuyor kısaca… Tedavi edilebilen bir durumdaydım neyse ki… Buradan T.K.V na ve Filiz hocama gönül dolusu teşekkür etmek isterim bir kez daha…
1997 yılından beri imaj danışmanlığı yapıyorsunuz. Sizce Türk kadınlarının giyim ve makyaj konusunda yaptıkları en büyük hata nedir?
En büyük hata başkaları gibi olmaya özenmektir galiba… Oysa hepimiz kendi orijinal kimliğimizi muhafaza ederek güzel ve bakımlı olmalıyız… Moda kişiye yakışandır. Her sezonda gündeme gelen trendlerin esiri olmak niye. Yakışanda yakışmayanda her şeyi giymek istiyor ve olmuyor… Fiziksel özelliklerinize, sosyal çevrenize, iş hayatınıza uymalı giyiminiz ve makyajınız… Esas kriter çok açıktır; kusurlarınızı kapatmak, güzel taraflarınızı ortaya çıkarmaktır. Nerede, nasıl giyinmeyi bilmekte çok önemlidir… Ama önce tertemiz, bakımlı ve özenli olmak şarttır… En büyük organımız olan cildimize de çok iyi bakmalıyız… Hepimiz değerliyiz ve özeliz unutmayalım…
Organik beslenmeye dikkat ediyor musunuz?
Mümkün olduğunca dikkat ediyorum.. Sadece beslenmek yetmiyor ama… Giysilerimiz ve kullandığımız temizlik malzemelerimiz de çok önemlidir… Eczaneler de satılan NATURES BABY ORGANİK’S ürünlerini bende kullanıyorum ve çok memnunum.
Sağlığınızı ve güzelliğinizi korumak adına dikkat ettiğiniz şeyler nelerdir?
Önceliğim sağlıklı yaşamaya çalışmaktır… Sağlık elden gittikten sonra güzellik ne işe yarar ki… Mümkün olduğunca doğru beslenmeye ve kilo almamaya gayret ediyorum… Rejim yapmıyorum. Canımın çektiği her şeyi yerim. Ama ölçüyü kaçırmışsam bir daha ki öğünde dikkat etmeye çalışırım… Ruhsal sağlık da çok önemli elbette… İnsanları olduğu gibi kabul etmeyi, suçlamamayı ve eleştirmemeyi öğrendim… Biliyorum ki sadece kendimi düzeltebilirim… Mümkün olduğunca! Üzülmemeye gayret ediyorum… Her gün kendime bir şeyler katmaya çalışıyorum… Negatif duyguları barındırmam… Kendimi ve insanları çok seviyorum… İyimserim çok şükür ki… Temiz ve bakımlı olmaya çalışıyorum kendimi bildim bileli çünkü değerli olduğumu biliyorum… Cildime bilinçli ve düzenli bir şekilde bakarım… Yakışanı giymeye dikkat ediyorum…
Dermokozmetik ürünler hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Bu ürünler gerçek anlamda cilt yaşlanmasını engelleyebiliyor mu?
Dermokozmetik ürünler en doğru seçimdir bunu kitabımda da yazmıştım… Cildi hem tedavi eder hem de alt katmanlarına inerek kolojeni tetikler… Ayrıca cildi sıkılaştırır… Cildin hasar görmesini engeller… Hanımlara eczanelerde satılan dermokozmetik ürünleri öneriyorum. Süslerine bakarak ürün almasınlar… Üç yıldır düzenli olarak; OHT Peptit 3 serisini düzgün bir şekilde kullanıyorum. Süper tek kelime ile… Hanımlarımız kulaktan dolma her şeyi kullanıyorlar maalesef. Doğru ürünle tanıştıkları zaman da düzenli ve sabırlı kullanmıyorlar… Ayrıca beslenmelerine de dikkat etmeleri, sigaradan uzak kalmaları gerekiyor, unutmasınlar…
Kadınlarda alış veriş eğilimi erkeklerden fazla, sizce bu hormonsal mı?
Kadınlar olarak hepimiz alış veriş yapmaya bayılırız… Erkekler sıkılırlar ve bizim gibi vakit ayıramazlar… Hanımların psikolojik durumları bozuk olduğunda soluğu kuaför salonlarında ve alış verişte alırlar… Laf aramızda iyi de geliyor…
Akıllı alışveriş konusunda bayanlara önerileriniz nelerdir?
Tehlikeli bir psikoloji içinde olduğunuz zaman aman dikkat diyorum !!!Önce gerçek ihtiyaçlarımızı belirlemeliyiz ve bir liste hazırlamalıyız…Maddi imkanlarımızın dışına çıkıp sonraları pişman olmaya da hiç gerek yok… Gardırobumuz daki kıyafetlerimizi kombinlemeye çalışmak her zaman yararlıdır. Örneğin; kaliteli bir siyah pantolonu, elbiseyi, bir eteği veya bir ceketi değişik şekillerde kullanmanız mümkündür… Ben kaliteli kumaştan yapılan ve iyi dikilmiş kıyafetlerimi modası geçince dinlenmeye alırım… Sonraları küçük ilavelerle renklendirerek tekrar moda olduğunda keyifle kullanırım… Acil ve önemli bir durum yoksa ucuzluğu beklerim… Önceden gezer ve ihtiyaçlarımı belirlerim… Güzel giyinmek için markalara yönelmenin şart olmadığını bilirim… Gardrobunuz da aksesuarları ile tamamlanmış bir akşam kıyafetiniz, öğleden sonra bir davet için ve önemli özel günler için bir kaç kıyafetiniz hazır olsun… Günün modası olması şart değildir. Demode olmaması temiz ve düzgün olması önemlidir. Saçlarınız ve makyajınız, ayakkabınız ve çantanız da uygun olduğunda rahatlıkla kullanabilirsiniz… Ucuzlukta da rast gele bir şeyler almayın. Evde kuru kalabalığa hiç gerek yok inanın. Az ve öz alın. Hepimiz özellikle moralsiz olduğumuzda saçma sapan şeyler alıyoruz, bir işe yaramıyor… Hepinize keyifli ve doğru alış verişler diliyorum… Şunu da söylemeden geçmek istemem… İnsanı dış görünüşü ile karşılar, bilgisi ve zarafeti ile uğurlarlar…
SEVGİYLE KALIN… |